;
Bilim

İklim Şokları 2,3 Trilyon Dolarlık Küresel Spor Ekonomisini Tehdit Ediyor

spor ekonomisi
FOTO: Pexels

Yeni bir araştırma, müsabakaları ve tedarik zincirlerini sekteye uğratan aşırı hava olaylarının, spor endüstrisinde 2030’a kadar 500 milyar dolardan fazla gelir kaybına neden olabileceğini ortaya koydu. 

Dünya Ekonomik Forumu için hazırlanan yeni bir rapor, aşırı hava olaylarının, 2,3 trilyon dolarlık spor ekonomisindeki yıllık gelir artışını tehdit ettiğini gösterdi.

Araştırma, gençlerin artan hareketsizliği ile müsabakaları ve tedarik zincirlerini sekteye uğratan aşırı hava olaylarının, 2030 yılına kadar spor endüstrisinde 500 milyar dolardan fazla gelir kaybına mâl olabileceğini ortaya koydu.

Aşırı sıcaklar, seller, az kar yağışı ve kirlilik gibi hava olayları müsabakaların iptal edilmesine yol açarak medya görünürlüğüne ve reklam alanlarına zarar verebilir.

Geçtiğimiz yıl Fransa, Tour de France (Fransa Bisiklet Turu) öncesinde sıcak hava dalgalarının etkisi altına girmiş ve bu durum bisikletçileri aşırı yüksek sıcaklıklarla başa çıkmanın yollarını bulmaya zorlamıştı.

Çalışmanın yazarı olan danışmanlık şirketi Oliver Wyman’ın ortağı Tony Simpson, “Yayıncılar, aşırı hava koşulları nedeniyle etkinliklerin gerçekleşmeme riskini sözleşmelere giderek daha fazla dahil ediyorlar; bu da daha düşük reklam geliri anlamına geliyor” dedi.

Profesyonel sporda medya hakları gelirlerinin %90’ından fazlası ve sponsorluk gelirlerinin %76’sı —ki bunlar sektörün iki temel gelir kaynağı— açık hava faaliyetlerinden elde ediliyor.

Amatör spor faaliyetlerinde de kayıp her geçen gün artıyor. Sadece Birleşik Krallık’ta, elverişsiz hava koşulları yıllık yaklaşık 433 milyon dolarlık gelir kaybına ve bakım masrafına neden oluyor.

Rapora göre, elit sporların sektördeki payı 140 milyar dolara ulaşırken, spor turizmi 672 milyar dolarlık, spor malzemesi sektörü ise 612 milyar dolarlık yıllık ciroya sahip. Genel turizm sektörünün en hızlı büyüyen segmenti olan spor turizminin, 2030 yılına kadar toplam spor ekonomisi gelir artışının %60’ını oluşturacağı tahmin ediliyor.

Çalışma, sektördeki büyümenin toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi gibi sosyal faydaları maksimize etmek için kullanılması gerektiğini aktarıyor. Simpson; bunun, sektörün iklim değişikliği ve doğa kaybı kaynaklı tehditlerle mücadele etmeyi gerektirdiğini, zira sektörün kendi ayak iziyle bu tehditleri daha da kötüleştirme riski taşıdığını belirtti:

“Spor, kendisini bir toplumsal varlık olarak gördüğü için davranışları yönlendirme konusunda diğer tüm sektörlerden daha fazla güce sahip. Ve eğer bir toplumsal varlıksanız, buna uygun hareket etmeniz gerekir.”

“Sponsorlar giderek paralarının sonuç doğurmasını istiyorlar” diyen Simpson, Standard Chartered’ın Liverpool FC’ye yaptığı sponsorluğu örnek göstererek, kulübün kadınlar ve kız çocukları için topluluk programları kurmasına veya geri dönüşüm girişimlerini desteklemesine dikkat çekti.