;
Politika

İklim Krizi Çocuk Sahibi Olmayı İki Kez Düşündürüyor

Morgan Stanley’deki analistler, geçen ay hazırladıkları bir notta, iklim değişikliği konusundaki korkular nedeniyle çocuk sahibi olmama hareketinin büyüdüğünü ve doğurganlık oranlarını önceki herhangi bir azalım eğiliminden daha hızlı etkilediğini belirttiler.

Bazı insanlar küresel ısınmayı artıracağından korktuğu için çocuk sahibi olmamayı tercih ediyorlar, bazıları da çocuklarının katlanmak zorunda kalabileceği aşırı hava olaylarından ve bunların zincirleme etkilerden endişe duyuyor.

Giderek artan sayıda insan, önümüzdeki on yıllarda iklim değişikliğinin harap edeceği bir dünyaya çocuk getirme konusunda isteksiz.

Geçtiğimiz haftalarda, dünyanın önde gelen iklim bilimcileri, derinleşen iklim acil durumu hakkında şimdiye kadarki en sert uyarılarından birini yaparken, Birleşmiş Milletler “insanlık için kırmızı kod” uyarısında bulundu. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) raporunda, küresel sıcaklıkların önümüzdeki yirmi yılda 1,5 derece artacağı ve Paris Anlaşması’nın kilit hedefinin aşılacağı söylendi.

Bilim insanlarının gezegenin geleceğine yönelik giderek daha fazla karamsarlaşan bakışı, daha fazla insanı çocuk sahibi olmaktan alıkoyuyor.

Morgan Stanley’deki analistler, yatırımcılara geçen ay hazırladığı bir notta, “iklim değişikliği konusundaki korkular nedeniyle çocuk sahibi olmama hareketinin büyüdüğünü ve doğurganlık oranlarını önceki herhangi bir azalım eğilimden daha hızlı etkilediğini” ifade ettiler.

Argümanlarını desteklemek için anketlere, akademik araştırmalara ve iklim değişikliğinin doğurganlık oranlarındaki düşüşü doğrudan ve dolaylı olarak hızlandırdığını gösteren Google verilerine işaret ettiler.

UCLA araştırmacıları ABD’deki doğum oranlarının bir sıcak hava dalgasının yaşanmasını takip eden dokuz ay boyunca düştüğünü gözlemledi. Geçen yıl ise bir başka araştırma Çin’de 18 bin çift üzerinde yapılan bir araştırma, iklim değişikliğinin ve özellikle partikül kirliliğinin, %20 oranında kısırlık artışına neden olabileceğini gösterdi.

2017’de IOPscience’da yayımlanan bir İsveç araştırması, aile başına daha az çocuğa sahip olmanın gelişmiş ülkelerde her yıl yaklaşık 58.6 metrik ton karbon tasarrufu sağlayabileceğini buldu.

Ancak çalışmanın yazarlarından Kimberley Nicholas, bu yıl Vox ile yaptığı bir röportajda, iklim krizini çözmenin yolunun nüfusu azaltmak olmadığını söyledi. “Daha fazla insanın daha fazla kaynak tüketeceği ve daha fazla seragazı emisyonuna neden olacağı doğru. Ancak, emisyonları yarıya indirmek için bu on yıla sahip olduğumuz göz önüne alındığında, iklimi istikrara kavuşturmak için bu gerçekten uygun bir çözüm değil.”

Kimileri ise, çocuklarının katlanmak zorunda kalabileceği aşırı hava olaylarından ve olası zincirleme etkilerden endişe duyuyor.