Türkiye’nin COP Başkanı olarak sorumluluklarına dikkat çeken Greenpeace Türkiye Direktörü Özyer, iklim hareketinin iki temel talebinin kömürlü termik santrallardan çıkış için tarih belirlenmesi ve Türkiye’ye atık ithalatının yasaklanması olduğunu vurguladı.
9 Kasım’da Antalya’da başlayacak COP31 İklim Zirvesi öncesinde İklim Haber ve Medyascope işbirliği ile hazırlan COP31 Yolu’nun bu bölümünde, Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, küresel iklim hareketinin taleplerini ve Türkiye’den beklentilerini yorumladı. Özyer, Türkiye’nin kömürden çıkış için bir takvim belirlemesi ve atık ithalatını yasaklaması gerektiğini vurgularken, fosil yakıt şirketlerinin zirvedeki varlığına rağmen iklim mücadelesinin süreceğini söyledi.
“Kömürden Öyle veya Böyle Çıkacağız”
Türkiye’nin COP31 başkanlığını üstlenmesinin sorumluluklarına dikkat çeken Özyer, iklim hareketinin iki temel talebinin kömürlü termik santrallardan çıkış için tarih belirlenmesi ve Türkiye’ye atık ithalatının yasaklanması olduğunu vurguladı. Bu taleplerin yalnızca çevre politikalarıyla sınırlı olmadığını, ekonomik ve toplumsal sonuçları da bulunduğunu belirten Berkan Özyer şunları söyledi:
“Kömürden öyle veya böyle çıkacağız. Tüm veriler kömür sektörünün ayakta duramadığını, ancak sübvansiyonlarla hayatını sürdürebildiğini gösteriyor. Önemli olan gecikmemek çünkü boşa geçirilen her gün, bu alanda çalışan işçilerin mağduriyetini artıracak. Bir an evvel adil geçiş programı doğrultusunda bir kömürden çıkış takvimi belirlemesi bir zorunluluk.”
Greenpeace Türkiye’nin, COP31’in “Sürdürülebilir Dönüşüm Ortağı” Cengiz Holding’e ait CENAL Kömürlü Termik Santralı yakınında gerçekleştirdiği protestoya da değinen Özyer, kömür kullanımının halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Berkan Özyer, Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na yapılması planlanan ek üniteler için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptaline yönelik hukuki mücadeleyi anlattı:
“Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na yapılması planlanan ek ünitelerin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali için açtığımız davayı kazandık. Biz halkın taleplerini dile getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz. Bu sadece iklim konusu da değil, belirttiğim gibi. Elbistan sakinleri, doktorların ciğer filmlerinden buralı olduklarını anladıklarını söylüyor. Dolayısıyla bu aynı zamanda bir sağlık talebi. Türkiye bir an evvel bu talebe yanıt vermeli.”


