;
Bilim

Fosil Yakıtları Derhal Bıraktığımız Takdirde Küresel Isınmayı Durdurabiliriz

Son yapılan bir araştırmaya göre, fosil enerji altyapılarından vazgeçilmeye hemen başlandığı takdirde iklim değişikliğini kontrol altına alabiliriz. Leeds Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya göre, önümüzdeki 40 yılda karbon emisyonlarını sıfırlarsak küresel sıcaklıkların 1,5 derecenin altında kalma olasılığı %66. Fosil yakıtlardan 2030 yılına kadar vazgeçmediğimizde ise bu olasılık %33’e geriliyor. 

Haber: Gülce Demirer

Leeds Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen çalışma, küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme göre en fazla 1,5 derece seviyesinde tutmamızın hâlâ mümkün olduğunu gösteriyor. Bilim insanları bu hedefin ulaşmanın önündeki engelin fizik değil, küresel toplumun yaptığı tercihler olduğunu söylüyor. Araştırmanın bulguları enerji santralları, fabrikalar, otomobil, gemi ve uçak gibi fosil yakıt altyapılarının sıfır-karbon alternatifleriyle değiştirilmesi halinde, küresel ısınmanın 1,5 derecenin altında tutulmasının %64 oranında mümkün olduğunu gösteriyor.

Ekim ayında Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 1,5 derecelik ısınma ile daha önce konan 2 derece hedefinin etkileri arasında çarpıcı farklar olduğunu göstermişti. 1.5 derecelik bir ısınma kuraklık, sel, sıcak hava dalgaları ve yüz milyonlarca insanın yoksulluğu bakımından daha düşük risk anlamına geliyor.

Leeds Üniversitesi’nden, araştırmayı yürüten Christopher Smith, “Jeofiziksel bir noktadan bakıldığında iyi haberler var. Ancak işin öbür tarafından baktığımızda, fosil enerjiden hemen vazgeçmek yapabileceklerimizin sınırında yer alıyor. Asıl olarak, şu andan itibaren fosil enerjiye dayalı hiçbir enerji platformu inşa edemeyeceğimizi söylüyoruz” diyor.

London School of Economics’ten Nicholas Stern, araştırmada yer almıyor ancak “Fosil enerji çağının bittiği güne yavaş yavaş yaklaşıyoruz. Bu araştırma, Paris Anlaşması’nın taahhütlerini zorluk yaşamadan gerçekleştirmek istiyorsak, bundan sonra yapılacak bütün enerji altyapılarının sürdürülebilir olması gerektiğini doğruluyor” sözleriyle araştırmanın önemini vurguluyor.

Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, bir fosil enerji santralının hemen kapatıldığı bir durumda küresel sıcaklığın ne kadar arttığını tahmin eden bir bilgisayar modellemesiyle gerçekleştirildi. Enerji santrallarının ömrü 40 yıl, otomobillerin 15 yıl, uçakların ise 26 yıl olarak hesaplandı. Araştırma ayrıca, küresel ısınmanın oldukça büyük bir kısmından sorumlu et ve süt ürünleri tüketiminde de hızlı bir azaltımı hesaba katıyor.

Bu senaryoya göre, önümüzdeki 40 yılda karbon emisyonlarının sıfırlanacağı ve küresel sıcaklıkların 1,5 derecenin altında kalma olasılığının %66 oranında olacağı varsayılıyor. Fosil enerjiden 2030 yılına kadar vazgeçmediğimizde ise bu olasılık %33 oranına geriliyor.

Ancak araştırma, kutuplarda bulunan büyük donmuş toprak parçalarının aniden erimesiyle ortaya çıkacak metan gazı salımı gibi “taşma noktası” olarak tabir edilen olasılıkları hesaba katmıyor.

Bilim insanlarına göre bu senaryo oldukça zor ulaşılabilecek bir senaryo olsa da 1,5 derecelik hedefe ulaşmak fiziksel olarak hâlâ mümkün. Bunun, şimdi ve gelecekte yapılan seçimlere bağlı olduğunu bilmemiz oldukça önemli. Smith, “İlkim sistemi bizi hedefe ulaşmaktan alıkoymuyor, bizi durduran küresel toplum” diyor.

Farklı bir bakış açısıyla gerçekleştirilen bir başka çalışma da, ciddi eylem planlarının hayata geçirilmesi halinde 1,5 derecelik ısınma hedefinin mümkün olduğunu gösteriyor. Yenilenebilir enerji gibi bazı sektörlerde sıfır-karbon teknolojisi mevcut, ancak havayolu gibi sektörlerde kullanılmıyor. Smith bu durumun çözümünün belki de daha az uçak kullanmak olabileceğini belirtiyor.

Araştırmada yer almayan bir başka isim, Edinburgh Üniversitesi’nden Profesör Dave Reay “Yeni bir petrol sondajı gerçekleştirmek, eski bir kömür santralını açık tutmak veya dizel araç satın almak gibi bugün yaptığımız seçimler yarının iklim hedeflerini belirliyor. Bu yeni çalışmanın vermeye çalıştığı mesaj oldukça açık: Ya şimdi harekete geçeceğiz ya da sürdürülebilir bir iklim planı için son şansımız elimizden kayıp gidecek” şeklinde ifade ediyor.

Smith’in kişisel görüşü ise küresel ısınmanın 1,5 dereceyi geçeceği yönünde. “Doğru bir yoldayız ancak yeteri kadarını, yeterli hızda yapmıyoruz. Bence 2-2,5 derecelik bir ısınmaya doğru gidiyoruz” diyor ve ekliyor: “Eğer bir amacınız yoksa hiçbir yere varamazsınız. Eğer ulaşılması zor bir hedefiniz var ve bu hedefi az bir fark ile kaçırıyorsanız, bu, gelecekte yeryüzündeki hiçbir canlı için iyi etkileri olmayacak bir iklime doğru amaçsızca ilerlemekten daha iyidir”.

Haber Merkezi

İklim Haber - Haber Merkezi

1 yorum

Yorum yazmak için tıklayınız.

  • 400ppm aşıldığı halde hem 400ppm aşılırsa geri dönülmeyeceğini hem de durdurabiliriz demeleri uzmanlara olan inancı zedeliyor. Bir gerçek var ki o da söylenenler tabi doğruysa insanlar hazin sona doğru kendi attıkları adımlarla ilerliyor. Hem kuzey kutbundaki metan gazları gün yüzüne çıkarsa karbonun 20 katı zarar verecek deniyor hem de doğalgaz(ne de güzel çok doğal) adı altında metan gazını çatır çatır tüm dünyada kullanıyoruz. Bunu durdurmak öyle basit değil tabi 1970 lerdeki etkinin tepkisini 2019 da görüyoruz e haliyle geç hissetmiş oluyoruz. Hani mektup elimize 50 yıl sonra ulaşmış gibi bişey. Dünyadaki tüm sistem karbona göre dizayn edilmiş, şehirlere yiyecek taşınmalı, fabrikalar illaki elbise yapmalı. 2 kişi bile anlaşamazken 7 milyar kişi nasıl anlaşıp da bu sistemi değiştirsin? Mercan resifleri yok olmaya başladı bile bu bildiğimiz sonun başlangıcı. Fosil Yakıtları Derhal Bırakmak 7 milyar insanın anlaşması kadar zordur. Fosil Yakıtları Derhal Bırakmak şehirlerin bir anda boşaltılıp herkesin köye yerleştirilip tüm vasıtaları yok etmek kadar zordur. Bence durdurmak imkansız. Ama ne zaman mercan resiflerini yok eden asitlerin yağmuru başlar o zaman insanlar toplu halde yiyecek ekmeği bulamaz hale gelir. İşte geri dönüş başlar böylelikle küresel ısınma durdurulmuş olur. Havadaki karbonu yutan makine gibi bir şey icat edilmezse maalesef emin adımlarla ilerliyoruz. Hayırlısı olsun. Yine de karamsar olmamak lazım dünyayı virüs gibi kapladık ama muhteşem çözümler üretecek insanlar da var. Yeter ki gerçekçi düşünelim.