Yeni açıklanan veriler Endonezya’nın, Borneo ve Sumatra adalarındaki kurumuş orman ve turbalık alanlarda yayılan orman yangınları nedeniyle emisyonlarda büyük bir artışla karşı karşıya olduğunu ve karbondioksit oranlarının şu anda dünyadaki en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi.
Avrupa Birliği’nin Copernicus iklim izleme servisi tarafından geliştirilen Fire Emissions Watch portalına göre, Endonezya’daki orman yangını emisyonları 1-7 Eylül tarihleri arasında 19,7 milyon metrik tona ulaşarak bu hafta Rusya’yı geride bıraktı ve küresel toplamın üçte birinden fazlasını oluşturdu.
Endonezya, dünyada yangına en meyilli ülkelerden biri. “Süper El Niño hava koşullarının sıcaklıkları tırmandırması ve şiddetli kuraklıklara yol açmasıyla beraber ülke, yetkililerin son 11 yılın en yoğun orman yangını sezonu olarak tanımladığı durumla mücadele ediyor.
Bonn’daki Copernicus Atmosfer İzleme Servisi’nde kıdemli bilim insanı olan Mark Parrington, “Yılın bu zamanında bölge genelinde bazı yangınlar görmeyi elbette bekliyoruz ancak El Niño ile birlikte yangınlar bariz şekilde çok daha fazla tetikleniyor. Hava çok daha kuru, çok daha sıcak ve bir yangın başladığında bu yangınlar aşırı derecede şiddetli bir şekilde büyüyüp yayılıyor” dedi.
Copernicus verilerinin Çarşamba günü gösterdiğine göre, 1-7 Eylül tarihleri arasında yangın emisyon yoğunluğu Rusya’daki seviyenin 10 katından fazla bir oranla km² başına 1.500 kg’ı aştı. En yüksek yoğunluklar ise Kalimantan’da ve Sumatra’nın doğu bölgelerinde görüldü.
Emisyonlar mevsimsel ortalamanın %273 üzerindeydi ancak yine de Endonezya’nın benzer şekilde şiddetli El Niño koşullarıyla mücadele ettiği 2015 yılının aynı haftasında salınan 21,7 milyon tonun altında kaldı.
İsviçreli hava kalitesi izleme şirketi IQAir’e göre, hava kalitesi indeksinin Çarşamba günü 394’e ulaştığı Batı Kalimantan’daki Pontianak şehri en çok etkilenen bölgeler arasında yer aldı. 300 değerindeki bir seviye tehlikeli olarak kabul ediliyor.
Endonezya Çevre Bakanlığı, Kalimantan ve diğer yerlerdeki tehlikeli hava kalitesi değerlerini “endişeyle” karşıladıklarını belirtti.
Bakanlık, Copernicus’un verilerini takip ettiğini belirtti ancak bu verilerin “belirli bir bölgedeki hava kalitesi koşullarını doğrudan yansıtmadığını” ve diğer faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini ekledi.


