;
Politika

Dünya İklim Felaketlerine Hazır Değil!

Kaliforniya’daki yıkıcı sellerde ve Şili’deki şiddetli yangınlarda da görüldüğü gibi yalnızca Şubat ayı içinde iki iklim felaketi yaşanıyor. Aşırı sıcaklığın çoğunlukla petrol, gaz ve kömürün yakılması ile birlikte ormanların kesilmesi gibi insan kaynaklı faaliyetlerden kaynaklandığını dile getiren bilim insanları, dünyanın iklim felaketlerine karşı hazırlıksız olduğuna dikkat çekiyor.

Son olarak Kaliforniya’daki yıkıcı sellerde ve Şili’deki şiddetli yangınlarda da görüldüğü gibi insan kaynaklı küresel ısınmanın etkileri devam ederken bilim insanları, dünyanın sıklığı artan iklim felaketlerine hazır olmadığının altını çiziyor.

Tarihin en sıcak yılını, şimdiye kadarki en sıcak Ocak ayı izledi. Kuzey yarımküredeki pek çok bölge, Haziran ayında yaşanmasına alışık olunan sıcak hava dalgalarına maruz kalıyor. Deniz bilimciler, okyanusların yüzeyindeki uzun süreli ve yoğun sıcaklık karşısında son derece endişeli. Bilim insanları, aşırı sıcaklığın çoğunlukla petrol, gaz ve kömürün yakılması ile ormanların kesilmesi gibi insan kaynaklı faaliyetlerden kaynaklandığını dile getiriyor. Geçen yıl başlayan ve en az ilkbahara kadar sürmesi beklenen El Niño gibi doğal faktörler ise sıcaklık artışını daha da tetikledi.

Yeni Yıl İki İklim Felaketi ile Başladı

Küresel sıcaklık ne kadar yüksek olursa yangın ve su baskını riski de aynı ölçüde artış gösteriyor. Yalnızca Şubat ayı içinde iki iklim felaketi yaşanıyor.

Ülkede iki günlük ulusal yas ilan edilmesi ile ilgili konuşan Şili Cumhurbaşkanı Gabriel Boric, Şili’nin şimdiye dek en ölümcül orman yangınlarına tanık olduğunu ve Valparaíso bölgesinde 120’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

ABD’de de “atmosferik nehir” adı verilen hava olayının, San Diego ve komşu bölgelere eşi benzeri görülmemiş miktarda yağmur bırakması üzerine Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, en az üç kişinin hayatını kaybettiği iklim felaketinin ardından olağanüstü hal ilan etti.

“İklim Felaketlerine Uyum Sağlamamız Pek Mümkün Görünmüyor”

Groningen Üniversitesi ve Santiago Üniversitesi’nden iklim profesörü Raul Cordero, aşırı sıcaklıkların ve iklim felaketlerinin sıklığının son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyledi ve ekledi: “Dünyanın bazı bölgelerinde, hazırlıklı olmadığımız iklim felaketleriyle karşı karşıyayız ve bunlara tam anlamıyla uyum sağlamamız pek mümkün görünmüyor.”

“Net Sıfır İklim Aşırılıklarını Sınırlayabilir”

İngiltere’nin Hadley Merkezi’nden Richard Betts, daha uzun süren sıcak hava dalgaları, daha yoğun yağışlar, artan kuraklık ve daha fazla yangına sebep olacak hava koşulları da dahil olmak üzere birçok aşırı hava olayının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle daha da şiddetli hale geldiğini vurguladı.

Seragazı emisyonlarının acilen net sıfıra düşürülmesi durumunda, iklim aşırılıklarının kötüleşmesinin sınırlanabileceğini söyleyen Betts, emisyonların artmaya devam etmesi durumunda ise beraberinde endişelerin de büyüyeceğini dile getirdi.

Grafik Sınırlarının Dışına Çıkan Deniz Yüzeyi Sıcaklıkları

Gezegenin %71’ini kaplayan ve küresel ısınmadan kaynaklanan fazla sıcaklığın çoğunu emen okyanusların durumu en önemli endişe kaynaklarından birini oluşturuyor. Geçtiğimiz ay Advances in Atmospheric Science dergisinde yayımlanan bir makalede, 2023’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının bugüne kadarki grafikleri aşarak adeta grafik dışı kaldığı, rekor seviyelere ulaşan sıcaklıkların atmosfer ve fırtına şiddeti açısından korkutucu sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.

Brezilya Kutup ve İklim Merkezi’nden müdür yardımcısı Francisco Eliseu Aquino, “Sıcak okyanuslar atmosferik dolaşımı ve buna bağlı aşırı olayları yoğunlaştırıyor” dedi ve gezegenin 2023’te yaşadığı rekor sıcaklığı atlatamadığını sözlerine ekledi.

Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nden üst düzey bilim insanı Francesca Guglielmo ise 2024’ün 2023’ün sona erdiği gibi başladığını belirterek “olağanüstü sıcaklıklar ve birçok aşırı hava olayı” olduğuna dikkat çekti. Bilim insanlarının öngördükleri risklerin beklenenin de ötesine geçtiğini ifade eden Guglielmo, “2023, o kadar çok rekor kırdı ki, küresel ısınma hızında yeni bir aşamanın başlangıcını da içeren bir dizi yeni hipotez ortaya atıldı. Bu hipotezler, bir yıl öncesine kadar bu kadar yaygın değildi” şeklinde konuştu.