;
Ekonomi Politika

COP24 Sona Erdi: Paris Anlaşması’nın Kural Kitabı Kabul Edildi

Polonya’nın Katowice kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP24) dün sona erdi. İklim değişikliği ile mücadelenin aciliyetinin ortaya konduğu IPCC 1.5  Derece Özel Raporu’nun ışığında düzenlenen COP24 umut verici kararlar ile sonuçlandı. Zirvede Paris Anlaşması’nın Kural Kitabı kabul edildi. Metin 2020 yılından itibaren yürürlüğe girecek.

Polonya’da 2 Aralık tarihinde başlayan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP24) geçtiğimiz gün (15 Aralık 2018) sona erdi. Ülkeler, Katowice’ye yaklaşık 15 gün önce, 1.5 derece raporunun ortaya koyduğu “12 yılımız kaldı” uyarısı ile gelmişlerdi. İklim değişikliği ile mücadelenin aciliyetinin ortaya konduğu bu çalışmanın ışığında düzenlenen zirveden umut vadeden kararlar çıktı.

Zirve sonucunda ülkeler, küresel iklim eylemini daha şeffaf ve detaylı bir biçimde incelemeyi olanaklı kılan ortak kurallarda mutabık kaldılar. Böylelikle Zirve iklim eylemini hızlandırmak için ülkeler ile yurttaşlar, iş dünyası ve yatırımcılar arasındaki güveni tazeledi. Kural Kitabı’nın dışında, ülkeler aynı zamanda 2020 yılına kadar mevcut iklim hedeflerini içeren Ulusal Niyet Katkı Beyanı (INDC) belgelerini yenilemek konusunda da anlaştılar. Bu yenilenmiş hedefleri sunmak için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2019 yılında iklim konusunda özel düzenleyeceği zirvede bir araya gelmeye de karar verdiler.

Kural Kitabı ile birlikte 2020 öncesi iklim hedeflerini yenileme kararı, küresel düzeyde seragazı emisyonlarını azaltmak için çok önemli bir adım olarak kabul ediliyor. Bilimsel araştırmalar, seragazı emisyonlarının tekrardan artışa geçtiğini gösterirken, IPCC’nin özel raporuna göre, dünyanın 1.5 derece hedefini tutturabilmesi için sadece 12 yılı var.

Türkiye’nin taleplerinde bu sene de bir somut sonuç alınmadı. Birleşmiş Milletler Çerçeve Sözleşmesi’ne göre Türkiye EK-I ülkesi olarak, kalkınmış ülke olarak sınıflandırıyor. Paris Anlaşması kapsamında “kalkınmakta olan ülke” olarak sınıflandırılmayı talep ediyor.

Türkiye ise COP24’e EK-1’den çıkma talebi ile gelmiş, bu talebe karşı Başkanlık Avrupa Birliği adına Fransız Büyükelçi Brigitte Collet’’i ikili görüşmeler ile sorunu çözüme kavuşturmak için görevlendirilmişti. Collet, konuşmasında Türkiye’nin sorunu çözmek için gösterdiği iyi niyete ve çabalara dikkat çekerken, tarafların uzlaşamadığını iletti. Bu talebe özellikle kalkınmakta olan ülkelerden itiraz geldiği belirtiliyor. Collet konuşmasında, Türkiye’nin uzlaşmacı ve yapıcı tavrına dikkat çekerken, konsensüs ve uzlaşma için yeterli zamanın olmadığını söyledi.

Bunun dışında ise Türkiye, ilk defa kamuoyu önünde 1.5 Derece Raporu’na atıfta bulundu. COP24’te konuşma yapan Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “IPPC’nin 1.5 Derece Raporu, iklim değişikliği eyleminin aciliyetini ortaya koyuyor” dedi.

Paris Anlaşması’nın mimarlarından ve anlaşmanın kabul edildiği 2015 yılında Fransa İklim Değişikliği Özel Temsilcisi olan European Climate Foundation Laurance Tubiana yaptığı açıklamada şu ifadeler yer verdi: “Küresel politik durumun getirdiği karşı rüzgara rağmen, Paris Anlaşması, COP24’te yolundan şaşmadı ve ne kadar dayanıklı bir anlaşma olduğunu gösterdi. Paris Anlaşması Kural Kitabı hakkında burada alınan kararlar, güven tazelemek ve küresel düzeyde dönüşümü hızlandırmak için bize önemli bir temel dayanak oluşturacak”. İklim değişikliğine dair insanların endişelerinin geçen yıl büyük ölçüde arttığını belirten Laurance Tubiana konuşmasına şu şekilde devam etti: “Bunda, giderek artan aşırı hava olaylarının ve IPCC’nin raporunun da payı var. Tüm Avrupa’da iklim yürüyüşleri düzenleniyor, çocuklar COP24’te iklim eylemini arttırmak için eylemler yapıyor. Avrupa’nın Geleceği Zirvesi Mayıs’ta yapılacak. Bu zirve Avrupa liderleri için ikim eylemini arttırmak ve Avrupa Birliği’ni karbonsuzlaştırmak için inanılmaz bir fırsat”.

UNFCCC eski Sekreteri Christiana Figueres ise,“Kural Kitabı’ndan herkes tamamen mutlu diyemeyiz ancak önemli bir adım atıldığı konusunda uluslararası kamuoyu hem fikir. Anlaşmanın temelini oluşturan kurallar ve dayanaklar artık daha güçlü. 2019 yılı ise çok önemli bir yıl olacak. 2019’da BM Genel Sekreteri’nin düzenleyeceği zirve, ülkeler için yaptıklarını raporlamak konusunda önemli fırsatlar sunacak. Latin Amerika’da Şili ve Kosta Rika ortaklığı ile düzenlenecek olan COP25 ise, mücadeleye yeni bir soluk getirecek. Şili ve Kosta Rika, küresel temiz enerji liderleri olarak ön planda olacaklar. Bu ülkelerin göstereceği liderliği sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

COP24’te Neler Yaşandı?

Ulusal Niyet Beyanlarına dair gelişmeler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kosta Rika Ulusal Niyet Beyanını (NDC) 2020 yılına kadar yenileneceğini duyurdu.
  • Maldivler ise 2019 yılında yeni NDC sunacak
  • Şili, kendi NDC’si için çalışmalara başladığını duyurdu.
  • Ukrayna, 2020 yılı itibari ile NDC’sini revize edeceğini duyurdu.
  • Vietnam, 2019 yılı başında yeni NDC’sini sunacağını ifade etti.
  • Norveç 2020 yılı başına kadar iklim hedeflerini artıracağını duyurdu.
  • Katar da yeni NDC sunacağını duyurdu
  • Lübnan ise 2020 öncesinde NDC’sini yenileceğini ifade etti.

Zirvedeki finansman taahhütleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Adaptasyon Fonu: COP24 öncesi toplam taahhüt miktarı 538 milyon dolardı. COP24 sırasında bu rakama 129 milyon dolar daha eklendi. En büyük taahhüdü Almanya 70 milyon euro ile yaparken, İtalya 7 milyon, Fransa 16 milyon, AB Komisyonu ise 10 milyon euro taahhüt etti.
  • Yeşil İklim Fonu: COP24 ile beraber yeşil iklim fonuna yapılan katkılar 10.3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Almanya ve Norveç kendi katkılarını, bir sonraki döngüde iki katına çıkaracağını ifade etti. Böylece, Almanya’nın toplam katkısı 1.5 milyar euro, Norveç’in toplam katkısı ise 516 milyon dolar seviyesine çıkmış oldu.
  • Az Kalkınmış Ülkeler Fonu: COP24 sonu itibari ile bu fonun büyüklüğü de 1.33 milyar dolar seviyesine ulaştı. COP24 sırasında fona en büyük katkı,  5.5 milyon dolar ile İsveç’ten geldi.

Zirvede açıklanan deklarasyonlar şu şekilde sıralanabilir :

  • İklim değişikliğinden en çok etkilenen 48 ulusun oluşturduğu En Kırılgan Ülkeler Forumu, küresel eylemi artırmayı talep eden ve ülkelerin iklim planını 2020 yılına kadar yenilemeye çağıran çağrısını tekrarladı.
  • Gelişmekte olan Pasifik Küçük Ada Devletleri iklim değişikliği ile mücadeleyi artırmanın aciliyeti hakkında bir deklarasyon yayınladı. Metinde OECD üyesi ülkelerden 2030 yılına kadar kömürü terk etmeleri talebinde bulunuldu.

COP24 Sırasında Ülkeler ve Özel Sektör Tarafından Atılan Somut Adımlar:

  • 32 trilyon dolar değerinde varlık yöneten 415 yatırımcı Polonya’daki BM İklim Konferansı’nda yayımladıkları bildiride, tüm hükümetleri Paris Anlaşması emisyon azaltım hedeflerinin gerçekleştirilmesi için, ulusal katkı beyanlarını 2020’ye kadar hazırlamaya çağırdı. Bildiride ülkelerden iklim taahhütlerini artırmaları da isteniyor.
  • Beş banka (ING, BBVA, BNP Paribas, Standard Chartered and Société Générale) portfolyolarındaki kredilerin iki derece ile uyumunu denetleyeceğini taahhüt etti. Bu bankalar toplamda 2.4 trilyon euro krediyi yönetiyorlar.
  • Dünyanın en büyük gemicilik şirketi Maerks 2050’ye kadar sıfır emisyonu hedeflediğini açıkladı. Amerikalı enerji devi Xcel Enerji de Maerks’a katılarak 2050’de sıfır emisyon hedeflediğiniaçıklarken, IKEA 2016 yılına göre 2030 yılında en az %80 azaltım hedefi verdi.
  • Dünya Bankası 2021-2025 arasında 200 milyar dolar ile iklim eylemi yatırımlarını iki katına çıkaracağını duyurdu.
  • FİFA ile Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin de aralarında bulunduğu 17 büyük spor kurumu Spor İklim Eylem Çerçevesi’ni duyurdu. Bu kapsamda emisyon azaltımı için çalışma grupları 2019 yılında kurulacak.

Zirvenin sonuç metinlerine buradan ulaşabilirsiniz.