Bilimsel bir çalışmaya göre, serin ve nemli iklimiyle bilinen Batı Karadeniz’de 2040’tan itibaren kurak alanlar görülmeye başlanacak. İklim değişikliği bugünkü hızıyla devam ederse, yüzyıl sonunda bölgenin %42’si kuraklaşabilir. Bu süreçte ortalama sıcaklıklar yaklaşık iki katına çıkarken, yağışların düzensizleşmesi sel ve taşkın riski de artıracak. Bilim insanları, başta su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki baskı olmak üzere, artan afet risklerine karşı acil önlem çağrısı yapıyor.
Kastamonu Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı ve Natural Hazards adlı akademik dergide yayınlanan yeni bir iklim modelleme çalışması, Batı Karadeniz ikliminin ciddi bir dönüşüm yaşayacağına işaret ediyor. Bölgede ortalama sıcaklıkların büyük ölçüde artması, nemli alanların daralması ve yağışların giderek düzensizleşmesi bekleniyor. İklim değişikliği konusunda yürütülen tahminlere göre, Batı Karadeniz’in bilinen nemli ve ılıman yapısı yerini daha sıcak ve kurak bir iklime bırakabilir.
Modelleme çalışmasının sonuçları, bugün geniş alanlara yayılan nemli iklim özelliklerinin hızla gerileyebileceğini gösteriyor. Yüzyıl sonuna gelindiğinde, çok nemli alanlar neredeyse tamamen ortadan kalkıyor. Ayrıca şu an bölgede görülmeyen kurak alanların 2040’tan itibaren ortaya çıkması bekleniyor.
Emisyonların yüzyıl sonuna kadar bugünkü hızında artmaya devam ettiği kötümser bir yaklaşıma göre 2100 yılında Batı Karadeniz’in %41’inin kurak, %57’sinin ise yarı kurak karakter kazanacağı öngörülüyor. İklim değişikliği araştırmacısı çevre mühendisi Doç. Dr. Kaan Işınkaralar’a göre bu değişim, bölgenin iklim kimliğinde köklü bir kırılmaya işaret ediyor.
Ortalama Sıcaklıklar İki Katına Ulaşabilir
İklim değişikliği ile mücadelenin güçlenmediği ve emisyonların yüksek seyrettiği olumsuz senaryoda, yüzyıl sonunda bölgedeki ortalama sıcaklıkların 20-22 derece bandına ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bugün ise bölgede ortalama sıcaklık 8-10 derece aralığında.
Çalışmanın yazarlarından orman mühendisliği uzmanı Prof. Dr. Ömer Küçük, böyle bir artışın, daha uzun sıcak hava dalgaları, daha fazla buharlaşma ve daha yüksek yangın riski anlamına geleceğini vurguluyor.
Hem Kuraklık Hem Şiddetli Yağış Riski Yükselecek
Model sonuçlarına göre yalnızca sıcaklıklar artmakla kalmayacak, yağış düzeni de bozulacak. Yüksek yağış alan bölgelerin giderek daralması ve düşük yağış seviyelerinin yaygınlaşması bekleniyor.
Kuraklık riskini artıran bu durum, bir yandan da ani ve şiddetli yağışların daha yıkıcı sellere yol açma ihtimalini güçlendiriyor.
Yağışların giderek düzensizleşmesi, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturabilir ve orman yangınları daha geniş alanlara yayılabilir.
Orman mühendisliği uzmanı Prof. Dr. Hakan Sevik’e göre iklim risklerine bağlı zincirleme etkiler, başta orman alanları olmak üzere, doğal ekosistemleri ve yerleşim alanlarını tehdit ediyor.
Batı Karadeniz Sıcak ve Kurak bir İklime Bürünebilir
İklimin mekansal etkilerini araştıran şehir plancısı Doç. Dr. Öznur Işınkaralar, iklim değişikliğinin artık uzak bir ihtimal değil, yaşanan bir gerçeklik olduğunu ve karar vericilere yön vermesi gerektiğini vurguluyor. Işınkaralar’a göre uyum politikalarının geliştirilmesi, risklere karşı erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, kısa ve uzun vadeli planlama yapılması, emisyon azaltımı kadar önemli.


