Yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre, 2022 ile 2025 yılları arasında bankaların kömür sektörüne sağladığı finansman genel olarak yatay seyretti ve yıllık ortalama yaklaşık 117 milyar dolar oldu. Birleşik Krallık bankaları Avrupa’nın en büyük kömür finansörü konumunda. Buna karşılık, AB, Tayvan, Malezya ve Tayland’daki bankalar kömür finansmanlarını önemli ölçüde azalttı.
Almanya merkezli çevre ve insan hakları kuruluşu Urgewald tarafından gerçekleştirilen araştırmada, dünya genelindeki 744 ticari bankanın, “kömür değer zinciri” boyunca faaliyet gösteren şirketlere verdiği krediler ve sağladığı tahsis/yüklenim hizmetleri incelendi. Bu değer zinciri; madenler ve elektrik üretiminden lojistik, arama faaliyetleri ve ticaret şirketlerine kadar kömür endüstrisinin tüm alanlarında faaliyet gösteren kuruluşları kapsıyor.
Araştırmaya göre söz konusu bankalar, dünya liderlerinin kömür kullanımını “aşamalı olarak azaltma” taahhüdünde bulunduğu 2021’deki Glasgow’daki COP26’dan bu yana Birleşik Krallık merkezli bankalar, kömür sektörüne 8,3 milyar dolar finansman sağladı. Bu miktar, aynı dönemde Alman bankalarının sağladığı 4,9 milyar doların, Fransız bankalarının sağladığı 3,4 milyar doların oldukça üzerinde.
Birleşik Krallık bankalarının sağladığı finansmanın büyük bölümü Barclays ve HSBC tarafından gerçekleştirirken, her iki banka da kamuoyuna güçlü iklim ve net sıfır taahhütlerinde bulunmuştu. Ancak buna rağmen ikisi de 2022 ile 2025 yılları arasında kömüre yönelik finansmanlarını artırdı.
Araştırmaya göre, Barclays’ın kömür finansmanının %34 artırdı. Bankanın finansmanı 2022’de yaklaşık 1,2 milyar dolardan, 2025’te 1,6 milyar dolara yükseldi. HSBC’nin kömür finansmanı ise iki kattan fazla artarak 200 milyon dolardan 414 milyon dolara çıktı.
AB Genelinde Kömür Finansmanı %46 Azaldı
Urgewald Direktörü Heffa Schücking araştırma hakkında yorumda bulunurken, Barclays ve HSBC’nin, finansman politikalarının neden Avrupa’nın geri kalanının izlediği yönün tam tersi yönde ilerlediklerini açıklamaları gerektiğini ifade etti.
HSBC sözcüsü, bankanın Avrupa Birliği ve OECD ülkelerindeki piyasalarda “termik kömürle çalışan elektrik santralları ve termik kömür madenciliğine” yönelik finansmanı 2030 yılına kadar, diğer piyasalarda ise 2040 yılına kadar aşamalı olarak sonlandırma taahhüdünde bulunduğunu söyledi.
Barclays sözcüsü ise raporda adı geçen şirketlerin çoğunun “çeşitlendirilmiş enerji veya madencilik şirketleri” olduğunu belirtti. Sözcü, Barclays’ın “gelirlerinin %30’undan fazlasını termik kömür madenciliği veya elektrik üretiminden elde eden” şirketlere finansman sağlamadığını söyledi.
Rapora göre bazı Birleşik Krallık merkezli bankalar kömür finansmanını azaltmış olsa da, toplamda Birleşik Krallık bankaların kömür değer zincirine aktardığı toplam finansman aynı dönemde %17 arttı. Bu oran, AB bankalarında genel olarak kaydedilen %46’lık düşüşle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir farklılığa işaret ediyor.
Bankacılık Sektöründe Derinleşen Bir Ayrışma Yaşanıyor
Urgewald’ın küresel ölçekte yaptığı araştırmaya göre, 2022 ile 2025 yılları arasında bankaların kömür sektörüne sağladığı finansman genel olarak yatay seyretti ve yıllık ortalama yaklaşık 117 milyar dolar oldu. Bu durum, Glasgow’daki COP26’da verilen taahhüde rağmen gerçekleşti.
Ancak araştırmacılar, bu genel rakamın bankacılık sektöründeki giderek derinleşen ayrışmayı gizlediğini belirtti. Buna göre Çin ve ABD bankaları kömür sektörüne sağladıkları finansmanı artırdı. Araştırmada, Çin bankalarının küresel kömür finansmanının %62’sini gerçekleştirdiği ve dört yıllık dönemde %8 artışla 289 milyar dolar finansman sağladığı belirlendi. ABD bankaları ise 67 milyar dolar finansman sağlarken, bu rakam %23’lük bir artışa karşılık geldi. Endonezya bankalarının kömür finansmanı da %64 artarak 2022’deki 1,4 milyar dolardan 2025’te 2,3 milyar dolara yükseldi.
Buna karşılık, AB, Tayvan, Malezya ve Tayland’daki bankalar kömür finansmanlarını önemli ölçüde azalttı. Urgewald Direktörü Schücking, bu düşüşü memnuniyetle karşıladı ve açık ve net bir kömür politikası benimsemenin sektöre para akışını sekteye uğratabileceğini gösterdiğini söyledi.
Ancak Schücking, söz konusu ilerlemenin başka bölgelerde artan kömür finansmanı nedeniyle “etkisiz hale getirildiği” uyarısında da bulunarak şunları söyledi:
“Kömürü hâlâ finanse eden bankalar, kendilerini uzak geleceğe yönelik iklim vaatlerinin arkasına saklayamaz. Yeni kömür projelerini dışlayan ve finansmanlarını derhal azaltan politikalar uygulamaları gerekiyor.”


