;
Bilim

Avrupa’daki Vahşi Yaşamın Yüzde 80’i Risk Altında

İklim değişikliği ve insan kaynaklı endüstriyel faaliyetler nedeniyle Avrupa’daki vahşi yaşamın  %80’inin risk altında olduğunu açıklandı. Habitatlardaki bozulmanın gün geçtikçe arttığını belirten uzmanlar, acil harekete geçme çağrısında bulundu.

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) tarafından yayımlanan yeni bir raporda, Avrupa Birliği’nin (AB) doğal yaşam alanlarının %80’inden fazlasının risk altında olduğu belirtildi.

2013-2018 dönemini kapsayan raporda, bu alanlarda yaşanan bozulmanın 2007-2012 dönemine göre arttığı kaydedildi.

Altı yıl süren çalışmada, uzmanlar 28 AB üyesi ülkede çevreye zarar veren 67 binden fazla insan faaliyetini kaydetti. Raporda, vahşi yaşamdaki türlerin yoğun tarım, kentsel büyüme, turizm, ormancılık ve iklim değişikliğiyle meydana gelen artan kuraklık ve azalan yağışlarla nedeniyle tehlike olduğu belirtildi.

Sonuçlarda, Avrupa’daki kuş türlerinin %47’sinin habitatlarına verilen zarar nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu görüldü.

Özellikle, tüm kıta genelinde tarla kuşlarının ve fundalıkların azaldığı vurgulandı. Raporun yazarlarından Carlos Romao, “Açıkça Avrupa’da büyük ölçekli bir restorasyona ihtiyacımız var. Bu sadece biyolojik çeşitlilik için değil, aynı zamanda iklim değişikliği gündemi için de bir zorunluluk” ifadelerini kullandı.

Bununlar birlikte, gezegenin biyolojik çeşitliliği için hayati önem taşıyan ve bitkilerde tozlaşmayı sağlayan arıların ve çeşitli böceklerin sayısında da keskin bir düşüş yaşandığı aktarıldı.

Ancak, uzmanlar bulgularının hepsinin olumsuz olmadığını açıkladı. Kıtada, koruma statüsünde bulunan hayan türlerinin önceki döneme göre dört puan artışla %27’ye çıktığı ifade edildi.

Koruma çabalarının karşılığını verdiğini belirten AÇA, AB’nin Natura 2000 ağı tarafından kapsanan doğal habitatlarının, diğerlerinden daha iyi durumda olduğunu açıkladı.

Öte yandan “Friends of Earth” adlı kuruluşa bağlı faaliyet gösteren Danimarkalı çevre grubu Noah, bunun yeterli olmadığını belirterek, “AB’deki karaların ve deniz alanların en az %30’u yasalarla korunmalı. Şu andaki koruma çalışmaları sadece birkaç türü kapsıyor” açıklamasını yaptı.