Dünya Meteoroloji Örgütü, atmosferdeki seragazı seviyelerinin 2025’te görülmemiş düzeylere ulaştığını, bunun gezegeni daha da ısıtabileceğini ve daha şiddetli iklim olaylarına yol açabileceğini belirtti.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) yeni yayımladığı rapora göre, atmosferdeki küresel ortalama CO2 konsantrasyonu 2025 yılında 426,8 ppm’e (milyonda bir parçacık) ulaşırken, 1750’lerdeki sanayi öncesi dönem seviyesinin yaklaşık %153’üne karşılık geldi. Seviye, bir önceki yıla göre 2,8 ppm artış gösterdi; bu da son on yıldaki ortalamadan daha büyük bir yıllık artışa işaret ediyor.
Diğer önemli seragazları olan metan ve azot oksit konsantrasyonları da 2025 yılında rekor seviyelere ulaşarak, sanayi öncesi dönemdeki düzeylerinin sırasıyla %267’sine ve %126’sına denk geldi. Rapor, yıllık yeni emisyonları değil, atmosferde biriken seragazı miktarını ölçüyor.
Güçlü bir El Niño olayının bu yıl konsantrasyonları daha da yukarı çekebileceği konusunda da uyarıda bulunan WMO, bulguları Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek olan COP31 BM İklim Konferansı’ndaki müzakerecilerle paylaşacak.
WMO Genel Sekreter Yardımcısı Ko Barrett, “ppm’deki her ek artış önemli çünkü bu, fazladan ısıyı hapsediyor. Aslında okyanusu ve atmosferi aşırı yüklüyoruz. Bu da sıcaklık dalgalarının, tropikal kasırgaların ve şiddetli yağmurların çok daha hızlı bir şekilde şiddetlendiği anlamına geliyor” dedi.
Bu yıl, Avrupa da dâhil olmak üzere dünyanın çeşitli bölgeleri kavurucu yaz sıcaklarına sahne olurken, Asya ve diğer yerlerde yıkıcı sel felaketleri yaşandı.
El Nino Sorunu Daha da Büyütebilir
WMO, fosil yakıt kullanımı ile daha kurak hava koşullarına yol açarak karbon yutaklarının emisyonları hapsetmesini zorlaştıracak güçlü bir El Niño olayının başlaması nedeniyle, CO2 konsantrasyonlarının bu yıl daha da artmasını beklediğini bildirdi.
WMO ayrıca, elektrikli ekipmanlarda yaygın olarak kullanılan bir seragazı olan kükürt hekzaflorürün (SF6) 2025 yılındaki artışının rekor seviyeye ulaştığını belirterek bu durumdan endişe duyduğunu ifade etti. SF6’nın küresel ısınma potansiyeli CO2’ninkinin 24 bin katından fazla ve atmosferde bin yıldan uzun süre kalabilir.
Ajans ayrıca, 2010 ile 2024 yılları arasında %5,3 oranında artış gösteren hidrojen konsantrasyonlarına da dikkat çekti. Hidrojen doğrudan bir seragazı olmasa da üretimi, taşınması ve depolanmasında kullanılan altyapıdaki sızıntılar atmosfer kimyasını etkileyebilir ve dolaylı olarak küresel ısınmaya katkıda bulunabilir.
WMO, hem hidrojen sızıntısının hem de SF6’nın atmosferdeki uzun süreli kalıcılığının, küresel enerji dönüşümünün iklim açısından sağladığı bazı faydaları zayıflatabileceğini belirtti.
Barrett, “Enerji dönüşümü elzem ve memnuniyetle karşılanıyor ancak her dönüşümde olduğu gibi, bunun da akıllıca ve çevresel gözlemlerin ışığında gerçekleştirilmesi gerekiyor” dedi.


