• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri
No Result
View All Result
İklim Haber

COP31’in Ekolojik Yıkıma Neden Olan Sponsorları Hedefte

by Haber Merkezi
26 Ekim 2026
in Politika
Reading Time: 5 mins read
A A
COP31
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

Doğayı yok eden projelere imza atan Limak Holding, IC Holding, Rönesans Holding, Sinpaş Holding ve Cengiz Holding’in COP31’in resmi sponsorları olması tepki çekerken, EGEÇEP yaptığı açıklamada, “İklim mücadelesi, doğayı tahrip eden faaliyetlerin reklam ve sponsorluk yoluyla meşrulaştırılmasına hizmet edemez. COP31’in gerçek anlamda iklim adaletine hizmet edebilmesi için şirketlerin ekonomik gücü değil, ekolojik sorumlulukları ve faaliyetlerinin yarattığı sonuçlar esas alınmalıdır” dedi.

Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) Akbelen’in sorumluları Limak Holding, IC Holding, Rönesans Holding ve Sinpaş Holding’in “iklim destekçisi”, Cengiz Holding’in ise “uygulama ortağı” olarak ilan edilmesi tepki topladı. EGEÇEP, konuyla ilgili açıklamasında “COP31’in sponsorları ve iklim destekçileri arasında, Türkiye’nin farklı bölgelerinde doğa ve yaşam alanlarına yönelik ağır müdahalelerle gündeme gelen şirketlerin bulunması, iktidarın COP31’i bir yeşil aklama vitrini olarak kullanacağı yönündeki endişelerimizi doğrulayan somut bir göstergedir” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, COP31’in resmi internet sitesinde Limak Holding, IC Holding, Rönesans Holding ve Sinpaş Holding’in “iklim destekçisi”, Cengiz Holding’in ise “uygulama ortağı” olarak ilan edilmesinin, iklim krizine karşı mücadelenin amacı ve inandırıcılığı bakımından ciddi bir çelişki olduğu belirtilirken “Ormanların yok edilmesine, kömür madenciliğinin genişletilmesine, su havzalarının ve doğal yaşam alanlarının tahribine neden olan ya da bu sonuçları doğuran projeleri yürüten şirketlerin, iklim krizine çözüm üretmeyi amaçlayan uluslararası bir konferansta destekçi olarak sunulması kabul edilemez” denildi.

Limak Holding ve IC Holding, ortak iştirakleri YK Enerji aracılığıyla Muğla Milas’taki Yeniköy ve Kemerköy kömürlü termik santrallarının işletilmesinde ve bu santrallara kömür sağlamak amacıyla yürütülen madencilik faaliyetlerinde doğrudan sorumluluk taşıdıkları bildirilen açıklamada, Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları yüzünden yaklaşık 40 yıldır kömür için bölgenin doğasına zarar verildiği, doğal ortamlar, ormanlar, tarım alanları ve köylerin kömür ocağına dönüştürüldüğüne dikkat çekildi. Öte yandan Muğla’da 48 köyün linyit madeni ruhsat alanları içinde bulunduğu, bugüne kadar ise linyit madeni sahaları için Muğla genelinde toplam 8 köyün ya taşındığı ya da tamamen ortadan kaldırıldığı hatırlatılan açıklamada, şu sözlere yer verildi:

“Bazı köylerde yaşayan yurttaşlar iki kez yer değiştirmek zorunda kalırken (Yatağan – Eskihisar, Tınaz); bazıları ikinci, üçüncü kez yer değiştirme tehdidi ile karşı karşıyadır. (Yatağan – Yeşilbağcılar, Eskihisar; Milas – İkizköy). Milas’ta bulunan linyit madeni ruhsat alanları sınırlarında 21 mahalle bulunmaktadır.

Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarına yakıt sağlamak amacıyla işletilen linyit maden sahaları nedeniyle 1979 yılından beri Sekköy, Hüsamlar ve İkizköy Işıkdere mahalleleri tamamen boşaltılmış; bu köylere ek olarak Yeniköy, Karacaağaç, Çakıralan gibi diğer köylerde de maden sahası açmak için arazi kamulaştırması yapılmıştır. Bu ruhsat alanları içindeki yerleşim yerlerinin ve tarım arazilerinin kamulaştırılmasına 2014 yılı sonundaki özelleştirmeden sonra da devam edilmiştir.

2017 yılında İkizköy Mahallesi (Işıkdere mevkii) yerleşim alanı ve tarım arazilerinin/zeytinliklerinin linyit sahası için kamulaştırılması söz konusu olmuştur. Kamulaştırma sonrası ilçe merkezine ya da diğer mahallelere taşınmak ve yeniden ev kurmak durumunda kalan, üstelik tarım ve hayvancılık yaptıkları arazilerinin mülkiyetini de kaybetmiş olan İkizköylülerin çoğu yeniden bir yere yerleşebilmek için banka kredisi alarak borçlanmıştır. İkizköy mahallesi Işıkdere mevkii, köylülerin çoğunluğunun 2017 sonu ve 2018’de taşınması ile birlikte boşaltılmıştır. 2020 yılı başına kadar köyde yaşamaya devam eden 4-5 hane de Ocak 2020’de Şirket tarafından elektrikleri ve suları kesilerek göç etmek zorunda bırakılmıştır.”

“Kömür Uğruna Feda Edilen Ekosistemlerin Üzeri COP31 Sponsorluğu ile Örtülemez”

2023 yılında Akbelen Ormanı’nda köylülerin ve ekoloji aktivistlerinin hukuksal ve toplumsal mücadelesine rağmen, en temel insan hakları ihlal edilerek gerçekleştirilen geniş çaplı ağaç kesiminin kömür madenciliğinin orman ekosistemleri üzerindeki yıkıcı sonuçlarını bütün Türkiye’ye gösterdiği vurgulandı. Son olarak ise Milas’ın 7 köyünü kapsayan zeytinlikler, tarım alanları, konutların yer aldığı 679 parselin kömür madeni için acele kamulaştırıldığı bildirilen açıklamada, bölge halkını yerinden edecek hukuksuz kamulaştırılmaların uygulandığı takdirde maden ocaklarının genişletilmesi ile geri dönüşü olmayan ekolojik yıkımlar yaşanacağı belirtildi. Açıklamada şunlara yer verildi:

“İklim krizinin başlıca nedenlerinden biri fosil yakıtlara dayalı enerji üretimiyken, kömürlü termik santralların faaliyetlerini sürdüren ve bu santraller için yeni maden alanları açan şirketlerin iklim destekçisi ilan edilmesi açık bir tutarsızlıktır. Akbelen’de kesilen ağaçların, yok edilen yaşam alanlarının ve kömür uğruna feda edilen ekosistemlerin üzeri COP31 sponsorluğu ile örtülemez.”

COP31’in uygulama ortakları arasındaki Cengiz Holding’in Türkiye’nin farklı bölgelerindeki madencilik, taş ocağı ve büyük ölçekli yapılaşma projeleri nedeniyle uzun yıllardır ekoloji mücadelelerinin odağında olduğu belirtilen açıklamada, Rize İkizdere’deki Eskencidere Vadisi’nde yürütülen taş ocağı faaliyetlerine, Kazdağları çevresindeki Halilağa Bakır Madeni projesine ve Bodrum Cennet Koyu’ndaki yapılaşma girişimlerine dikkat çekildi ve çevreye verilen tahribatın ortada olduğu belirtildi. Ayrıca Rönesans Holding’in faaliyetlerinin de altının çizildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Rönesans Holding’in Adana Ceyhan’da geliştirdiği petrokimya tesisi ve bağlantılı deniz terminali projesi, fosil yakıt türevi propanın hammadde olarak kullanıldığı bir üretim modeline dayanmaktadır. Projenin sera gazı emisyonları, enerji tüketimi ve kıyı ekosistemleri üzerindeki etkileri, iklim krizi ve ekolojik yıkım bakımından ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Antalya Konyaaltı’nda şirketin alışveriş merkezi yapmak istediği alanda arkeolojik kalıntıların ortaya çıkması ve alanın bir bölümünün sit olarak tescil edilmesi de büyük ölçekli yapılaşma projelerinin doğal ve kültürel miras üzerindeki baskısını göstermektedir. Fosil yakıt temelli sanayi yatırımlarıyla iklim krizini derinleştiren, doğal ve kültürel varlıkları yapılaşma baskısı altına alan faaliyetler yürüten bir şirketin COP31’de iklim destekçisi olarak sunulmasını kabul etmiyoruz.”

İklim krizinin doğanın, suyun, toprağın, ormanların ve müşterek yaşam alanlarının nasıl ve kimin yararına kullanıldığı sorunu olduğu belirtilen açıklamada “Bir yanda kömür madenciliğini sürdüren, ormanları ve yaşam alanlarını tahrip eden, kıyıları ve su havzalarını büyük ölçekli yatırımların baskısı altına alan faaliyetler; diğer yanda aynı şirketlerin uluslararası iklim konferanslarında çevre dostu aktörler olarak tanıtılması, yeşil aklama (greenwashing) tartışmalarını kaçınılmaz kılmaktadır” denilirken şu sözlere yer verildi:

“İklim mücadelesi, doğayı tahrip eden faaliyetlerin reklam ve sponsorluk yoluyla meşrulaştırılmasına hizmet edemez. COP31’in gerçek anlamda iklim adaletine hizmet edebilmesi için şirketlerin ekonomik gücü değil, ekolojik sorumlulukları ve faaliyetlerinin yarattığı sonuçlar esas alınmalıdır.”

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
← Tüm COP31 Haberleri
Tags: Cengiz HoldingCOP31IC Holdingiklim değişikliğiLimak HoldingRönesans HoldingSinpaş Holding

İlginizi Çekebilir

COP31
Politika

COP31’de Türkiye-Avustralya Sınavı: “Biri Başarısız Olursa İkisi de Kaybeder”

26 Ekim 2026
COP31
Politika

COP31 Arifesinde Türkiye’ye İklim Politikalarını Güçlendirme Çağrısı

23 Ekim 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.