• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri
No Result
View All Result
İklim Haber

Türkiye’ye Çağrı: “Çevre Savunucularının Kriminalize Edilmesine Son Verin”

by Haber Merkezi
14 Ekim 2026
in Politika
Reading Time: 4 mins read
A A
çevre
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

Uluslararası Af Örgütü’nün başlattığı yeni kampanya doğrultusunda Türkiye’ye çevre savunucularının kriminalize edilmesine son verilmesi ve kömür madenciliği ve kömürlü termik santrallardan etkilenen toplulukların, sağlık ve çevreyle ilgili zararlardan, yerinden edilme ve diğer insan hakları ihlallerinden korunması çağrısı yapıldı.

Dünyanın dört bir yanında yerli halklar, çevre savunucuları ve iklim krizinin en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olan topluluklar, fosil yakıtların yaygınlaştırılmasına karşı çıkıyor ve daha adil, sürdürülebilir bir gelecek, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı için mücadele ediyor. Ancak bu grupların çoğu taciz, gözetim, kriminalizasyon, şiddet ve barışçıl protesto hakkına yönelik kısıtlamalarla karşı karşıya.

9-20 Kasım arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Uluslararası Af Örgütü, çevre savunucularına ve onların uğruna mücadele ettiği alternatiflere dikkat çekmek amacıyla “Geleceğimizi Koruyorlar: Çevre Savunucuları Adil Geçişe Güç Sağlıyor” başlıklı küresel bir kampanya başlatıyor.

Kampanyayla, Brezilya’da kirletilmiş bir koydan COP31 müzakerelerine başkanlık edecek Avustralya’daki ve Kanada’daki tehdit altındaki yerli halkların topraklarına, Ekvador’daki gaz alevlerinden COP31’in ev sahibi Türkiye’deki kömür madenciliğine kadar farklı çevre sorunlarıyla mücadele eden beş hak savunucusunun hikâyesi bir araya getiriliyor. Ayrıca kampanya kapsamında dile getirilen ülkelere ve şirketlere yönelik tavsiyeler, Uluslararası Af Örgütü’nün şubeleri tarafından ilgili devlet yetkililerine iletilecek.

Kömür, gaz ve petrol kullanımı, iklim krizini körükleyen temel etkenler. Küresel çapta fosil yakıt altyapısı çevresinde yaşayan ve dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birine karşılık gelen en az iki milyar kişinin sağlığı ve geçim kaynakları risk altında.

“Hepimizin Geleceğini Koruyorlar”

Uluslararası toplum, 1998’de BM İnsan Hakları Savunucuları Bildirgesi’ni imzalayarak, savunucuların insan haklarımızın geliştirilmesindeki rolünü kabul etti. Bildirge son derece açık: Devletler insan haklarını geliştirmek konusunda ciddi iseler, insan hakları savunucuları korunmalı. Ancak verilen sözlere ve taahhütlere rağmen, fosil yakıt projelerine karşı çıkmak gibi eylemlerle insan haklarını ve çevreyi savunmak, birçok ülkede kişisel riskler taşıyan tehlikeli bir faaliyet olmaya devam ediyor. Çoğu savunucu, dile getirdikleri talepler fosil yakıtlardan kazanç sağlayan ve iklim krizini derinleştiren güçlü aktörlerin çıkarlarıyla ters düştüğü için yaftalanıyor, tehdit ediliyor, saldırılara uğruyor ve suçlu ilan ediliyor. Hatta öldürülen savunucular bile var. Karşılaştıkları risklere ve kayıplara rağmen, savunucular mücadeleye devam ediyor. Onların hayati önemdeki çabaları olmadan, iklim adaleti ve insan hakları sağlanamaz.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, “Çevre savunucuları hepimizin ortak geleceğini koruyor. Hükümetler onları dinlemeli, korumalı ve iklimle ilgili kararlarda söz sahibi olmalarını sağlamalı. COP31, vaatlerden fazlasını ortaya koymalı. Bunun gerisinde kalmak, insan haklarını koruma ve iklim adaletini sağlama yönündeki ortak sorumluluğumuza ihanet etmek olur” dedi.

Türkiye’ye Yönelik 2 Çağrı

Kampanya metninde, Türkiye devletine özellikle şu iki çağrıda bulunuluyor. Bunlardan ilki çevre savunucularının kriminalize edilmesine son verilmesi yönünde. Savunucuların yalnızca ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarını kullandıkları için karşı karşıya kaldıkları suçlamalar düşürülmeli ve mahkûmiyet kararları bozulmalı.

İkinci çağrı ise kömür madenciliği ve kömürlü termik santrallardan etkilenen toplulukların, sağlık ve çevreyle ilgili zararlardan, yerinden edilme ve diğer insan hakları ihlallerinden korunmasına yönelik. Bu toplulukların hayatları, geçim kaynakları ve çevreyi etkileyen kararlara etkin katılım hakkı güvence altına alınmalı.

Haksız Yere Tutuklanan Savunucular Derhal Serbest Bırakılmalı

Metinde, tüm ülkelerdeki devlet yetkililerine yönelik de özetle şu tavsiyelere yer veriliyor:

– Çevre savunucularının ifade, örgütlenme, barışçıl toplanma ve insan haklarını savunma haklarını ayrımcılık veya misilleme kaygısı olmadan kullanabilmeleri sağlanmalı.

– Kısıtlayıcı yasalar ve politikalar kaldırılmalı, bilgiye erişim hakkına yersiz kısıtlamalar getirmekten kaçınılmalı.

– Toplumsal cinsiyete duyarlı, ırkçılık karşıtı, kesişimsel ve kolektif bir yaklaşım benimsenerek, risk altındaki savunuculara ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda fiziksel, psikososyal ve dijital güvenlik dahil kapsamlı korunma sağlanmalı.

– Çevre savunucularına karşı cezai, hukuki ve idari yaptırımların kötüye kullanılmasına son verilmeli, yalnızca insan haklarını kullandıkları için tutuklanan tüm savunucular derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalı.

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
← Tüm COP31 Haberleri
Tags: adil geçişçevre savunucularıCOP31fosil yakıtlardan çıkışTürkiyeUluslararası Af Örgütü

İlginizi Çekebilir

COP31
Politika

COP31’in Ev Sahibi Türkiye’de Çevre Aktivistleri Yargı Baskısıyla Karşı Karşıya

14 Ekim 2026
Hibrit
Politika

AB, Çinli Hibrit Araçlara Yeni Kota Koyuyor

13 Ekim 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.