Fiji’de düzenlenen pre COP’a katılan delegeler, aşırı hava olaylarını dizginleyecek kritik bir sıcaklık hedefinin “hızla aşıldığını” belirterek, devletlerin emisyonları azaltma çabalarını artırması gerektiğini söyledi. COP31 Başkanı Murat Kurum da 1,5 derece hedefindeki aşımı sınırlandırmanın zirvenin net ve ortak amacı olduğunu ifade etti.
İklim değişikliğine karşı dünyadaki en savunmasız bölgeler arasında yer alan Pasifik ülkeleri, Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31 zirvesinin bir öncüsü niteliğindeki Fiji’de düzenlenen pre COP’ta önceliklerini küresel iklim müzakerelerine dahil etmeye çalışıyor.
Bu öncelikler arasında iklim finansmanına daha iyi erişim sağlanması, okyanusların korunması ve küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelere göre 1,5 derecede sınırlandırma hedefine bağlı kalınmasının güvence altına alınması yer alıyor.
Fiji İklim Bakanı Lynda Tabuya, bakanlar düzeyindeki toplantının başlangıcında 50’den fazla ülkenin temsilcisine “BM’nin de işaret ettiği üzere 1,5 derecelik sıcaklık sınırını hızla aşıyoruz” dedi.
Verilerin, Pasifik ülkelerinin kendi gözleriyle gördüğü şeyleri doğrulamaktan başka bir şey yapmadığını belirten Tabuya, sözlerine şöyle devam etti: “Evlerimize ulaşan gelgitler, büyükannelerimizin artık tanıyamadığı solgunlaşmış mercan resifleri ve şimdiden taşımak zorunda kaldığımız köyler… Hedefin aşılması, sessizce kabul edilemez. 1,5 derece hedefini hayatta tutmak, temel hukuki yükümlülük ve görevdir.”
Salı günü yaklaşık 30 ülkeden temsilciler, iklim değişikliğine karşı hassas bir atol ülkesi olan Tuvalu’yu ziyaret ettikten sonra Fiji’de bir araya gelerek “derin, hızlı ve sürdürülebilir emisyon kesintileri” çağrısında bulunan bir bildirge kabul etti.
Başlığı Tuvalu dilinde birlik ve ortak hareketten doğan gücü ifade eden Taku Pakasoa olan bildirgede, “Isınmadaki her bir kesilirlik artış iklim değişikliğinin etkilerini hızlandırıyor; geri döndürülemez kayıp ve zarar riskini artırıyor” ifadelerine yer verildi.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı Asya-Pasifik Bölge Ofisi Direktörü Dechen Tsering, 1,5 derece hedefinin aşılmasının ve bununla birlikte önemli çevresel zararların artık kaçınılmaz olduğunu aktardı.
Tsering, “Pasifik’in karşı karşıya olduğu riskler, sıcaklıkların zirve noktasına ulaşmasından sonra da devam edecek. 1,5 derecenin üzerinde kalınan her ilave 100 yıl, hedefin aşılmadığı senaryoya kıyasla, dünyayı 2300 yılına kadar ortalama yaklaşık 40 santimetrelik bir deniz seviyesi yükselmesine mahkûm edecek” dedi.
Türkiye, COP31’e kıyı şehri Antalya’da ev sahipliği yapacak ve Avustralya müzakere başkanlığını üstlenecek. Avustralya İklim Bakanı Chris Bowen, bu hafta Fiji ve Tuvalu’da düzenlenen pre COP etkinliklerinin COP31’de nelerin başarılabileceğini şekillendireceğini söyledi.
Bowen, “Bu bölge, dünyanın iklim konusundaki en güçlü seslerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor” derken Pasifik ülkelerinin, 2015’te Paris’teki COP21’de 1,5 derece hedefinin kabul edilmesinde hayati bir rol oynadığını hatırlattı. Bowen, “Aynı zamanda en doğrudan etkilere de yine bu bölge maruz kalıyor” dedi.
COP31 Başkanı olan Türkiye Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hedefdeki aşımı sınırlandırmanın zirvenin net ve ortak amacı olduğunu söylerken, “Buna tüm kalbimle inanıyorum” ifadesini kullandı.


