Antalya’daki COP31 Zirvesi’ne hazırlanan AB; fosil yakıtlardan kademeli çıkış sürecinin hızlanmasını, iklim finansmanının artırılmasını ve kırılgan ülkelere daha güçlü destek verilmesini talep ediyor.
AB Parlamentosu’nun Türkiye, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek olan BM İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ilişkin önceliklerine dair karar tasarısı; Perşembe günü Çevre, İklim ve Gıda Güvenliği Komitesi tarafından 16 red ve 3 çekimser oya karşı 50 oyla kabul edildi. İklim zirvesinin fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecini ilerletmeye, bir sonraki küresel durum değerlendirmesi (global stocktake) sürecini başlatmaya ve COP29’da üzerinde anlaşılan Yeni Kolektif Sayısal Hedefin (NCQG) faaliyete geçirilmesi de dahil olmak üzere iklim finansmanını artırmaya odaklanması planlanıyor.
Karar tasarısında AP milletvekilleri, 2025 yılının kayıtlara geçen en sıcak yıllardan biri olduğunu ve Avrupa’nın en hızlı ısınan kıta olmaya devam ettiğini vurguladı. Yanı sıra AB’nin iddialı iklim eylemlerine öncülük etmeyi sürdürmesi gerektiğinin altı da çizildi. Üye devletlerin mevcut ve planlanan önlemleri tam olarak uygulaması halinde AB’nin net seragazı emisyonlarını 1990 seviyelerine kıyasla 2030 yılına kadar yaklaşık %54 oranında azaltma yolunda ilerlediğini belirten milletvekilleri buna rağmen AB emisyonlarının 2024 ile 2025 yılları arasında %1 arttığını gösteren ön verileri endişeyle karşıladı. AP milletvekilleri, üye devletleri emisyon azaltımına ve Komisyon’u da üye ülkeleri desteklemeye çağırırken; tüm AB politikalarının Paris Anlaşması ile uyumlu kalması ve mevcut en iyi bilimsel verilerin rehberliğinde yürütülmesi gerektiğini aktardı.
Fosil Yakıtlardan Kademeli Çıkış
Metin, tüm taraflara bir önceki iklim konferansı COP30’da üzerinde anlaşıldığı üzere, fosil yakıtlardan uzaklaşma yol haritasını ilerletme çağrısında bulundu. AP milletvekilleri; AB’nin fosil yakıtların yayılmasını önleme anlaşması müzakerelerinde öncü bir rol üstlenmesini, fosil yakıt sübvansiyonları ile üretimini sonlandırmak için zamana bağlı planlar hazırlanmasını talep ediyor ve AB’yi, tüm ekonomiyi kapsayan bir kademeli çıkış için kendi takvimi ile stratejisini belirleyerek örnek olmaya çağırıyor. “Metinde ayrıca, jeopolitik belirsizliklerin sürdüğü bir konjonktürde fosil yakıt bağımlılığının yol açtığı hassasiyetler vurgulanırken, karbonsuzlaşma sürecinin AB’nin stratejik özerkliği için hayati önemde olduğu ifade ediliyor.”
İklim Finansmanının Artırılması
Milletvekilleri, ihtiyaç duyulan iklim finansmanı ile fiilen sunulan finansman arasındaki makasın giderek açıldığını vurgulayarak, bu durumun acilen çözüme kavuşturulmasını talep etti. AB ve üye devletlerinin kamu iklim finansmanının en büyük sağlayıcısı olmayı sürdürdüğünü belirten milletvekilleri, özellikle hibeler ve yüksek oranda imtiyazlı finansman kanalıyla yapılan katkıların artırılmaya devam etmesini talep ediyor ve NCQG hedefine ulaşmak için mevcut fonların mükerrer sayılmasına veya yeniden kategorize edilmesine karşı uyarıda bulunuyor. Kararda ayrıca, iklim finansmanının iklim krizine karşı hassas ülkelerin borç yükünü ağırlaştırmayacak şekilde tahsis edilmesi; hibeye dayalı finansman ile borç hafifletme mekanizmalarına öncelik verilmesi çağrısında bulunuluyor.
Uyum, Kayıp ve Zarar
Yaklaşık 3,6 milyar insanın iklim değişikliğine karşı son derece hassas koşullarda yaşadığına dikkat çeken AP milletvekilleri Kayıp ve Zarar Fonu için öngörülebilir ve erişilebilir finansmanın hızla artırılmasını ve tüm tarafların iklim uyum finansmanını 2035 yılına kadar üç katına çıkarma hedefini yerine getirmesini talep ediyor. Milletvekilleri ayrıca, COP30’da üzerinde anlaşılan adil geçiş mekanizmasının hızla hayata geçirilmesini ve iklim eylemlerinin yeşil istihdam, yeniden beceri kazandırma ve sosyal diyaloğu destekleyen tedbirlerle eşleştirilmesini talep ediyor.
Parlamento genel kurulu, nihai karar tasarısını 19-22 Ekim tarihlerindeki oturumunda oylayacak.


