Dünya üzerindeki en yaygın komplo teorilerinden biri HAARP’ı merkezine alan safsatalardan oluşur. Bu teori öyle yaygındır ki iklim krizi inkârcılığından suni depremler yaratmaya ya da zihin kontrolüne değin onlarca komplo teorisinde başrolü oynar. Peki gerçekte HAARP nedir?
HAARP (High-frequency Active Auroral Research Program), ABD’nin Alaska eyaletindeki Alaska Fairbanks Üniversitesi bünyesinde 1993 yılında kurulan bilimsel bir tesis. Amacı iklimi değiştirmek değil aksine atmosferin iyonosfer katmanını incelemek. Bu bilimsel program kapsamında, atmosferin en dış katmanı olan iyonosferin iletişim ve navigasyon sistemlerini etkileyebilecek özellikleri araştırılıyor. Bu araştırmalar için de IRI (İyonosferik Araştırma Enstrümanı) adlı antenler kullanılıyor.
İklim krizi inkârcıları ise bu bilimsel tesisin ve kullandığı antenlerin yapay hava olayları yarattığını iddia ederek iklim krizinin ardındaki insan faaliyetlerini perdeliyor. Çok uzun yıllar önce bilimsel olarak kanıtlandığı üzere hava olayları ve iklim, atmosferin dünya yüzeyine en yakın katmanı olan troposferde gerçekleşir. Çünkü su buharının tamamı ve atmosferdeki gazların %75’i bu katmanda bulunur. HAARP’ın odaklandığı ve incelediği iyonosfer katmanının ise iklim ve hava olaylarıyla ilgisi yok. Ayrıca inkârcıların iddia ettiği gibi HAARP antenlerinden gönderilen radyo dalgalarının gücü, küresel iklim sistemini etkileyebilecek çapta değil. Bir radyo dalgasıyla küresel iklim krizi yaratabilmek fiziksel olarak imkansız.
Ancak imkânsız olmayan ve Nepal’den Türkiye’ye, Afrika’dan Amazon Yağmur Ormanları’na kadar yerkürede her gün yaşadığımız gerçek insan kaynaklı iklim krizi. İnsanlık fosil yakıt tüketiminde ısrar ettikçe, sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş hızlandırılmadıkça iklim krizinin sonuçlarıyla yüzleşmeye devam edeceğiz. İnsanlar iklim krizini daha ne kadar reddedebilir?


