• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
No Result
View All Result
İklim Haber

İklim Değişikliği Maliyeti Hesabında Yeni Bir Adım

by Haber Merkezi
30 Temmuz 2026
in Bilim
Reading Time: 4 mins read
A A
iklim
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

Araştırmacılar, bulguların küresel iklim tazminatı ve emisyon azaltım finansmanına ilişkin görüşmelere yön verebileceğini söylüyor.

Karayip ülkeleri, 2000-2024 yılları arasında iklim değişikliğinin tetiklediği afetler nedeniyle 53,2 milyar dolar zarar gördü. Merkezi Londra’da bulunan bağımsız bir uluslararası kalkınma ve kamu politikası düşünce kuruluşu olan Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü, (ODI Global) gelişmekte olan küçük ada devletlerinde iklim krizinin neden olduğu maliyeti inceleyen bir araştırma yayımladı.

Araştırmaya göre, seller, fırtınalar ve kuraklıklar, Karayipler, Pasifik, Atlantik, Hint Okyanusu ve Güney Çin Denizi’ndeki 39 gelişmekte olan ada ülkesinde toplam 57 milyar dolarlık ekonomik zararın %90’ından fazlasını oluşturuyor. ODI Global ayrıca, incelenen 25 yıllık dönemde iklim krizinin yılda 190’dan fazla kişinin ölümüne neden olduğunu tahmin ediyor. Raporun yazarı Emily Wilkinson, bu araştırmanın küresel iklim tazminatları konusundaki tartışmalar açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Atfedilebilir Risk Payı Hesaplandı

Karayipler, krizin yükünü en ağır şekilde taşıyan bölgelerden biri olarak iklim adaleti talebini gündemde tutmaya devam ediyor. Halbuki krizin temel nedenini, bölge dışındaki yüksek karbon salımı yapan ülkeler oluşturuyor. Yaşanan durumu ve araştırmayı değerlendiren Wilkinson şunları söyledi:

“Tarih boyunca kasırgalar, aşırı yağışlar, kuraklıklar ve sıcaklık aşırılıkları her zaman vardı. Ancak bu olayların gücünün ya da şiddetinin ne kadarının artan küresel sıcaklıklardan kaynaklandığını ortaya koyabilmek son derece önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bu çalışmalar, bir olayın şiddetinin ne kadarının iklim değişikliğinden kaynaklandığını gösteriyor. Biz ise bunu bir adım ileri taşıyarak ek bir hesaplama yaptık. ‘Atfedilebilir risk payı’ yöntemini kullanarak, raporlanan zararların yüzde kaçının iklim değişikliğine bağlanabileceğini hesapladık.”

Çarşamba günü yayımlanan rapor, Ekim 2025’te saatte 298 kilometre hızındaki rüzgârlarla Jamaika’yı vuran ve ülke tarihinde kaydedilen en güçlü kasırga olan Melissa Kasırgası’nın yıkıcı etkilerine de dikkat çekiyor.

Uzmanlar, fırtınanın küresel ısınma nedeniyle olağanüstü güç kazandığını belirtiyor. Raporda, hükümetin hesapladığı toplam 12,2 milyar dolarlık zarar ve kaybın yaklaşık % 80’ine denk gelen 9,7 milyar dolarlık kısmın doğrudan iklim krizine atfedilebileceği ifade ediliyor. Bu tutar, Jamaika ekonomisinin neredeyse yarısına karşılık gelirken, iklim değişikliğine karşı kırılgan ülkelerin afetlerden toparlanmasına yardımcı olmak amacıyla BM’nin Kayıp ve Zarar Fonu’na yapılan taahhütlerin de çok üzerinde bulunuyor.

Jamaika için bu, yıkıcı fırtınaların geniş çaplı hasara yol açtığı üst üste ikinci yıl oldu. Ülke, 2024 yılında da Beryl Kasırgası’nın etkilerini yaşamıştı. Binlerce kişi evsiz kalmış, geçim kaynaklarını, iletişim hizmetlerine erişimlerini ve su ile elektrik gibi temel altyapı hizmetlerini kaybetmişti.

Uyum Önlemleri Giderek Hayati Bir Rol Oynayacak

Öte yandan iklim kaynaklı kayıplar giderek artarken, ODI’ye göre iklim krizinin etkilerini azaltmaya ve uyum sağlamaya yönelik uluslararası finansman yanlış yönde ilerliyor ve bu durum da bazı zengin ülkeler bu alandaki katkılarını azaltıyor.

Bu yüzden de Jamaika gibi ülkeler kamu kurumlarının ve hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerini yeniden gözden geçiriyor. Jamaika hükümeti, afet sonrası yeniden inşa çalışmalarını hızlandırmak ve dayanıklılığı artırmak amacıyla Mayıs ayında Ulusal Yeniden Yapılanma ve Dayanıklılık Otoritesi Yasası’nı kabul etti. Geçen ay ise Başbakan Andrew Holness, güneş enerjisi gibi daha temiz ve daha ucuz yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapma sözü verdi.

Karayipler’in önde gelen internet ve telekomünikasyon sağlayıcılarından biri olan Digicel Group’un CEO’su Marcelo Cataldo’ya göre, giderek şiddetlenen iklim kaynaklı afetler şirketi ağ altyapısını nasıl enerjiyle beslediğini yeniden düşünmeye zorluyor. Digicel buna karşılık olarak güneş enerjisine geçiş sürecini hızlandırdı.

Digicel’e göre kurulan güneş enerjisi sistemleri yılda 15 bin megavat-saat temiz enerji üretebiliyor. Bu miktar yaklaşık 10 bin Karayip hanesinin elektrik ihtiyacını karşılamaya yeterli. Sistemler ayrıca yılda yaklaşık 200 bin litre dizel kullanımını önlerken, 16 bin 457 ton karbondioksit eşdeğeri emisyon azaltımı sağlıyor. Bu da yaklaşık 3 bin 600 aracın trafikten çekilmesine denk bir etki yaratıyor.

ODI Global’in bulguları ise bu tür uyum önlemlerinin gelecekte daha da gerekli hale geleceğine işaret ediyor. Rapora göre, küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece ile sınırlandığı bir senaryoda bile yalnızca fırtınalar, 2050 yılına kadar küçük ada gelişmekte olan devletlerde iklim değişikliğine atfedilebilecek ek 49 milyar dolarlık kayba yol açabilecek. Küresel ısınmanın 2 dereceye ulaşması durumunda ise bu rakam 51 milyar dolara yükseliyor.

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Tags: aşırı hava olaylaroemisyon azaltım finansmanıiklim değişikliğiKarayiplerkayıp ve zarar

İlginizi Çekebilir

limit aşım günü
Bilim

Dünya Bu Yılki Kaynaklarını Sadece 7 Ayda Tüketti

30 Temmuz 2026
iklim değişikliği
Bilim

Prof. Dr. Türkeş: İklim Değişikliği Çok Boyutlu Bir Krize Dönüştü

30 Temmuz 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.