Avrupa Komisyonu, emisyonların düşme hızını yavaşlatan ve ücretsiz izinleri 2038’e kadar uzatarak çelik ve çimento gibi sektörler üzerindeki baskıyı hafifleten bir ETS revizyonu teklif etti.
Avrupa Birliği’nin ücretsiz kirlilik izinlerini karbonsuzlaştırma yatırımlarına bağlama planı, yatırımcılara göre kurumsal hesap verilebilirliği artırabilir. Ancak, Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) daha kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesinin emisyonları azaltma teşviklerini zayıflatabileceğine dair endişeler devam ediyor.
Avrupa Komisyonu, emisyonların düşme hızını yavaşlatan ve ücretsiz izinleri 2038’e kadar uzatarak çelik ve çimento gibi sektörler üzerindeki baskıyı hafifleten bir ETS revizyonu teklif etti.
Bununla birlikte, 2031 yılından itibaren ücretsiz tahsisatlar yalnızca Avrupa’da karbonsuzlaştırmaya yatırım yapmayı taahhüt eden şirketlere sunulacak. Bu durum, iklim kampanyası yürütenlerin yıllardır sanayi sektörünün hiçbir karşılık vermeden kirletmesine izin verildiği gerekçesiyle eleştirdiği sistemde önemli bir eksen kayması anlamına geliyor.
Yaklaşık 125 milyar euroluk varlık yöneten Storebrand Asset Management’ın iklim başkanı Emine Isciel, bu teklifi “yatırımcılar için güçlü bir araç” olarak nitelendirdi.
“Ücretsiz izinler artık katı bir uyum sözleşmesi işlevi görecek” diyen Isciel, yatırımcıların böylece bir şirketin ücretsiz karbon izinlerini kaybetmesi durumunda bilançosunun karşılaşacağı finansal risk hakkında spesifik bilgi talep edebileceğini sözlerine ekledi.
Teklif kapsamında şirketler, Avrupa’da karbonsuzlaştırma yatırımı yapma planlarını sunmaları halinde ücretsiz tahsisatların %80’ini alacak; geri kalan kısım ise yatırım gerçekleştiğinde teslim edilecek. Güvenilir bir plan hazırlamamak veya yatırım hedeflerini kaçırmak, tahsisatların iptal edilmesiyle sonuçlanacak.
Isciel, bu gerekliliğin “belirsiz ve gönüllülük esasına dayalı ESG açıklamalarına” olan bağımlılığın yerini standartlaştırılmış, bağlayıcı ve denetlenmiş karbonsuzlaştırma planlarının almasını sağlayabileceğini ifade etti. Bunun da yatırımcılara, firmaların gerçekten düşük karbonlu bir ekonomiye yatırım yapıp yapmadığı konusunda daha net bir bakış açısı sunacağını belirtti.
Yaklaşık 384 milyar sterlinlik varlık yöneten Aberdeen Investments’ın kıdemli sürdürülebilir yatırım yöneticisi Nick Gaskell ise, bu politikanın karbon fiyatlandırması teşviklerini korumak ile azaltımı zor sektörlerin yatırım ihtiyaçlarını karşılamak arasında bir denge kurduğunu söyledi.
AB, şirketlerin karbon maliyetlerini düşürmek ve yabancı firmalarla rekabet etmelerine yardımcı olmak amacıyla 2013 yılından bu yana sanayiye yaklaşık 255 milyar euro değerinde ücretsiz CO2 izni verdi. Yeni kurallar uyarınca şirketler, en az aldıkları ücretsiz CO2 izinlerinin finansal değerine eşdeğer miktarda karbonsuzlaştırma yatırımı yapmak zorunda kalacak.
AB’nin bu planları, Brüksel’in Avrupa’nın zayıflayan sanayi tabanını canlandırmak ve şirketleri Birleşik Devletler veya Çin yerine Avrupa’ya yatırım yapmaya teşvik etmek için yürüttüğü daha kapsamlı bir çabanın parçası.
Yatırımcılar için reformların başarısı nihayetinde, şirketlerin dönüşüme yatırım yapmaya devam etmesini sağlamak amacıyla yeni hesap verilebilirlik tedbirlerinin AB teklifinin ETS’yi zayıflatan diğer kısımlarını telafi edecek kadar güçlü olup olmadığına bağlı olabilir.
AkademikerPension’ın ESG başkanı Rikke Berg Jacobsen, “ETS gelirlerinin daha fazla kısmını sanayinin karbonsuzlaştırılmasına aktarma ve ücretsiz tahsisatları güvenilir dönüşüm yatırımlarına bağlama teklifini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.
Jacobsen’e göre asıl soru, “bu tedbirlerin daha zayıf karbon kısıtlamasını dengeleyecek kadar güçlü olup olmadığıdır.”
AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu, ETS’deki nihai değişiklikleri önümüzdeki yıl boyunca müzakere edecek ve Komisyon’un teklifini değiştirebilecek.
Avrupa Parlamentosu’ndaki en büyük milletvekili grubu adına müzakereleri yürütecek olan Peter Liese, ücretsiz CO2 izinlerinin Avrupa’daki yatırımlara bağlanması planını desteklediğinin sinyalini verdi.
Liese, “Sanayiye daha fazla zaman tanımak istiyoruz ancak bu süreçte arkalarına yaslanıp hiçbir şey yapmamaları söz konusu olamaz,” dedi ve ekledi: “AB içinde yatırım yapılması bizim hedefimizdir ve bu teklif bunu çok daha etkili bir şekilde gerçekleştiriyor.”


