Yeni video serimiz başlıyor: İklim İnkârcılığı Sözlüğü. İlk bölümde en yaygın iddiayı ele alıyoruz: “İklim değişmiyor” Bilim ne söylüyor? İklim neden değişiyor? Doğal iklim değişimleriyle bugün yaşadığımız kriz arasındaki fark ne? Ve bu inkâr söylemi neden hepimizi ilgilendiriyor?
“İklim Değişmiyor”: İnkârcılığa giriş ders bir! Dünyanın neresine giderseniz gidin bu iklim inkârcısı hikâyeyle karşılaşırsınız. Bu safsata, sadece bilim insanlarının hemfikir olduğu gerçeği yok saymakla kalmıyor; sayısız bilimsel veriyi de görmezden geliyor. Evet, gezegenimizde geçmişte de iklim değişti ancak bunlar yavaş ve doğal süreçlerdi.Yeryüzünün ortalama sıcaklığı, 10.000 yılı aşkın bir süredir neredeyse hiç değişmedi. Ancak son 140 yılda tam 1,4 derece yükseldi. Oysa gezegenimizde yaşamın devam edebilmesi için bu artışın durması gereken kritik bir sınır var: 1,5 derece.
Son 2 yüzyılda yaşanan değişimde insanlığın parmağı var! Matematik basit: Sanayi devrimiyle beraber enerji üretimi için fosil yakıtların (kömür, petrol ve gaz) yakılması, seragazlarının atmosfere salınmasına yol açtı. Bu, atmosferi bir battaniye gibi sararak sıcaklıkların artmasına neden oldu. İnsanların yeryüzünü ormansızlaştırması da bu duruma eklendiğinde kaçınılmaz olanla yüzleştik: İklim değişiyor; aşırı hava olayları daha sık yaşanmaya başlıyor.
Küresel sıcaklık artışları… Yağışlardaki düzensizlik ve seller… Eriyen buzullar… Yükselen deniz seviyesi… Artan kuraklık… Isınan okyanuslar… Orman yangınları… Tüm bu felaketler atmosferdeki sıcaklık artışıyla bağlantılı. Havanın taşıyabileceği su buharı kapasitesi sıcaklıkla beraber artınca ani yağışlar ve seller oluşuyor. Sıcaklık topraktaki ve bitkilerdeki nemi emdikçe kuraklık da artıyor.
Üstelik tüm bunları gündelik hayatlarında acımasızca yaşayan dezavantajlı gruplar var: Orman yangınlarında yaşam alanları yok olan orman köylüleri gibi… Kuraklıkla beraber tarımsal üretimin düşüşü ve gıdaya daha zor ulaşan dar gelirli gruplar gibi…
İnsanlar iklim krizini daha ne kadar reddedebilir?


