Stiell Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31’de Çin’in liderliğini sürdürerek ve genişleterek ve COP33’teki İkinci Küresel Değerlendirmeye kadar olan kritik yıllarda temiz enerji yatırımlarını artırarak getirilerin katlanabileceğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell, jeopolitiğin ve iklim alanındaki çok taraflılığın bu yeni döneminde, Çin’in iklim konusundaki liderliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. Stiell, söz konusu değerlendirmeyi geçtiğimiz hafta Tsinghua Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği ana konuşma esnasında yaptı.
Çin’in küresel iklim savunuculuğuna katkısını vurgulayan Stiell, ülkenin iklim çok taraflılığındaki liderliğine dikkat çekerek, bu sayede son on yılda küresel sıcaklık artışının yaklaşık olarak yarıya azaldığını belirtti.
Stiell, “Çin, 2015 yılındaki Paris Anlaşması’nın şekillenmesinde güçlü bir role sahipti. O zamandan beri de anlaşmanın hayata geçirilmesinde öncü bir rol oynuyor. İstihdamı artırarak, yüksek yaşam standartları ve ekonomik büyüme sağlayarak iklim eylemini ülkenizde de benimsediniz” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:
“Çin’in temiz enerji dönüşümü göz kamaştırıcı oldu: Yatırımlar son on yılda neredeyse iki katına çıkarak 2024 yılında 625 milyar doların üzerine ulaştı ve büyümeye devam edecek bir rotada ilerliyor. Bu sadece bir iklim stratejisi değil. Bu aynı zamanda bir sanayi stratejisi, bir istihdam programı ve bir kalkınma planıdır.”
BM iklim şefi, Çin’in Küresel Güney’de enerji dönüşümünü ve iklim direncini teşvik etmeye yönelik katkılarını vurgulayarak konuşmasına devam etti.
Çin’in Güney-Güney iş birliği aracılığıyla gelişmekte olan ülkelerde temiz enerjiye geçişi ve iklim direncini desteklediğini belirtti ve Kuşak ve Yol Girişimi’nin bu alanda devasa yatırımlar yaptığını sözlerine ekledi: “Kısacası Çin, küresel enerji dönüşümünün —geçen yıl COP30’da tüm ulusların ilan ettiği gibi— artık geri dönülemez bir noktaya taşınmasında çok önemli bir rol oynadı.”
Stiell, Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği bir fosil yakıt maliyet krizinin dünyayı pençesine aldığı bu dönemde, Çin’in elinde muazzam bir fırsat bulunduğunu aktardı.
Akılcı bir uzun vadeli vizyonun ve yapılan yatırımların, Çin’in yenilenebilir enerji sektörünün insanları bu krizin en kötü etkilerinden bazılarından korumasına yardımcı olduğunu ifade etti. Ayrıca, elektrikli araçların sadece bu yıl Çin’e petrol ithalatı maliyetlerinde 28 milyar doların üzerinde tasarruf sağlamasının beklendiğini de sözlerine ekledi.
Stiell Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31’de Çin’in liderliğini sürdürerek ve genişleterek, COP33’teki İkinci Küresel Değerlendirmeye kadar olan kritik yıllarda temiz enerji yatırımlarını artırarak getirilerin katlanabileceğini vurguladı.


