Uzmanlara göre Türkiye, yeni kömürlü santral yapılmayacağına dair bir taahhütte bulunarak ve kömürden çıkış için adil geçiş planı hazırlayarak COP31 Başkanlığı sürecinde anlamlı bir iklim liderliği sergileyebilir.
Avustralya ve Türkiye, COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Urgewald, “Küresel Kömürden Çıkış Listesi”nin (Global Coal Exit List – GCEL) yıllık güncellemesini yayımladı. GCEL, kömürlü termik değer zincirinde faaliyet gösteren şirketlere ilişkin kamuya açık en kapsamlı veri tabanı olma özelliğini taşıyor. Veri tabanı, 1.500’den fazla ana şirketi ve 1.150 bağlı şirketi kapsıyor.
Listeye göre, Türkiye’nin COP31’e başkanlık ve ev sahipliği yapacağı, Avustralya’nın ise müzakerelere liderlik edeceği süreçte iki ülkenin de kömürden çıkış konusunda somut adımlar atması gerekiyor. Türkiye’de güneş ve rüzgar enerjisi 2025 yılında elektrik üretiminin %22’sini karşılarken kömürün payı %34 oldu. Afşin-Elbistan A Kömürlü Termik Santralı’na yeni üniteler eklenmesine ilişkin ÇED kararının mahkeme tarafından iptal edilmesi önemli bir gelişme olsa da karar Bakanlık tarafından temyize taşındı. Çanakkale’deki Cenal Termik Santrali’ne 1.050 MW kapasiteli yeni bir kömür ünitesi eklenmesi de planlanıyor.
“Soluduğumuz Havayı Kirletiyor, Çocuklarımızın Sağlığını Bozuyor”
Fosil Yakıtların Ötesi Ağı Kampanyacısı Duygu Kutluay Türkiye’nin COP31 sürecini somut iklim politikaları için bir fırsata dönüştürebileceğini belirtti. Kutluay’a göre Türkiye, yeni kömürlü santral yapılmayacağına dair bir taahhütte bulunarak ve kömürden çıkış için adil geçiş planı hazırlayarak COP31 Başkanlığı sürecinde anlamlı bir iklim liderliği sergileyebilir.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nden Süheyla Doğan, Çanakkale’de yeni bir kömürlü termik santral ünitesinin inşa edilmesini önlemek için sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtirken, “Cenal santralı hâlihazırda her yıl 3 milyon tondan fazla kömür yakıyor. Soluduğumuz havayı kirletiyor, çocuklarımızın sağlığını bozuyor. Topluluklarımızın geçim kaynağı olan kıyı sularını ve tarım arazilerini kirletiyor” dedi.
“Kirli bir Temel Üzerine Temiz bir Enerji Geleceği İnşa Edemezsiniz”
Avustralya’da da kömür genişletme planları sürüyor. Dünyanın ikinci büyük kömür ihracatçısı olan ülkede, 20’si yeni maden sahalarında olmak üzere 49 yeni termik kömür madeni veya mevcut madenleri genişletme projesi planlanıyor. Yeni Güney Galler hükümeti, Hunter Valley Operations projesi kapsamında iki açık ocak kömür madeninin genişletilmesini ve faaliyet sürelerinin 2045’e kadar uzatılmasını onayladı. Projenin hayata geçmesi hâlinde yaklaşık 429 milyon ton kömür çıkarılması öngörülüyor. Projenin nihai onayı ise federal hükümetin kararına bağlı. Öte yandan Avustralya Yüksek Mahkemesi, 7 Ekim 2026’da verdiği emsal niteliğindeki kararla, Mount Pleasant kömür madeninin genişletilmesine ilişkin izni, kömürün yurt dışında yakılması sonucu oluşacak emisyonların dikkate alınmaması nedeniyle geçersiz buldu.
Urgewald Direktörü Heffa Schücking, elektrifikasyonun kömürden çıkışla birlikte ilerlemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Kirli bir temel üzerine temiz bir enerji geleceği inşa edemezsiniz” değerlendirmesinde bulundu. Schücking, Avustralya’nın iklim liderliğinin COP31’deki söylemlerinden çok kendi ülkesinde atacağı adımlarla ölçüleceğini vurguladı.


