• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri
No Result
View All Result
İklim Haber

14 Ekim İstanbul Seli: Bir Önceki Yağış Rekorunun %35 Üzerine Çıkılmış Olabilir

by Haber Merkezi
16 Ekim 2026
in İklim Panosu
Reading Time: 6 mins read
A A
sel
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

14 Ekim’de İstanbul’da dört kişinin hayatını kaybetmesine neden olan şiddetli yağışlar, kentin günlük yağış rekorunu yaklaşık %35 farkla kırmış olabilir. Beykoz’a bir günde, normalde yaklaşık dört Ekim ayı boyunca düşen yağmur yağdı. Balkanlardan gelen soğuk havanın Karadeniz’in sıcak sularıyla buluşması ve kuvvetli poyraz, yağışların özellikle İstanbul’un kuzeyinde yoğunlaşmasına neden oldu. İklim değişikliğiyle ısınan Karadeniz, bu tür aşırı yağışlar için giderek daha elverişli koşullar yaratıyor. Ancak uzmanlara göre sellerin afete dönüşmesinde üzeri kapatılan dereler, betonlaşma ve yetersiz altyapı da önemli rol oynuyor.

14 Ekim’de İstanbul’u etkisi altına alan şiddetli yağışlar, dört kişinin hayatını kaybetmesine, binlerce ihbara ve çok sayıda su baskınına neden oldu. Kentin kuzeyinde yoğunlaşan yağışlar, bazı bölgelerde tarihi seviyelere ulaştı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) ilk verilerine göre Beykoz’a bir günde 244 milimetre yağış düştü. İstanbul’da Ekim ayı boyunca ortalama 66 milimetre, bir yılda ise 659 milimetre yağış kaydediliyor. Başka bir ifadeyle, Beykoz’a yalnızca bir günde yaklaşık dört Ekim ayının yağmuru, yıllık ortalamanın ise üçte birinden fazlası düştü.

İstanbul’un Yağış Rekoru %35 Farkla Kırılmış Olabilir

Yağışlar basında “1985’ten bu yana en yüksek yağış” olarak duyuruldu. Ancak İklim Masası için 14 Ekim’deki selleri inceleyen Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’ya göre, ilk veriler çok daha önemli bir rekora işaret ediyor.

MGM’ye göre İstanbul’da kaydedilen en yüksek günlük yağış, 1985 yılında Şile’de ölçülen bir günde 199,3 milimetrelik yağıştı. Beykoz’da kaydedilen 244 milimetre, bu değerin oldukça üzerinde.

Daha da önemlisi, İstanbul’un uzun süreli resmi ölçüm serilerinde 1950’den bu yana kaydedilen en yüksek günlük yağış, 1981 yılında 136,1 milimetreydi. 14 Ekim’de ise Sarıyer’deki Kireçburnu istasyonunda 184 milimetre ölçüldü. Bu değerler kesinleşirse, İstanbul’un resmi günlük yağış rekoru yaklaşık %35 farkla kırılmış olacak.

Karadeniz’in Sıcak Suları Yağışları Güçlendirdi

Peki bu kadar şiddetli yağışa ne neden oldu? Yavaşlı’nın analizine göre olaylar zinciri, Balkanlardan gelen soğuk hava ve Ege üzerinde oluşan bir alçak basınç sistemiyle başladı. Kuvvetli poyraz, soğuk havayı Karadeniz’in üzerinden İstanbul’a taşıdı.

14 Ekim’de Karadeniz’in İstanbul açıklarındaki su sıcaklığı yaklaşık 20 dereceydi. Deniz üzerindeki havanın 1,5 kilometre yükseklikteki sıcaklığı ise 4-6 derece civarındaydı. Bu büyük sıcaklık farkı, yağışların oluşmasında önemli rol oynadı. Soğuk hava, sıcak denizin üzerinden geçerken ısı ve nem kazandı. Nemli hava yükselerek soğudu ve yoğun yağış bulutları oluşturdu. İstanbul’un kuzeyindeki yükseltiler de havayı yukarı doğru iterek yağışları güçlendirdi.

Bu durum, yağışların özellikle Beykoz, Sarıyer ve Eyüpsultan gibi Karadeniz’e yakın bölgelerde yoğunlaşması ile tutarlı.

İklim Değişikliğinin Etkisi Ne Kadar?

İklim değişikliğinin 14 Ekim’deki yağışları ne ölçüde şiddetlendirdiğinin net olarak belirlenebilmesi için olaya özel bir bilimsel çalışma yapılması gerekiyor.

Ancak küresel ısınmanın aşırı yağışlar için daha elverişli koşullar yarattığı biliniyor. Atmosfer, her bir derecelik sıcaklık artışında yaklaşık %7 daha fazla su buharı taşıyabiliyor. Bu da uygun koşullarda daha şiddetli sağanaklar yaşanmasına yol açabiliyor.

İstanbul açısından önemli etkenlerden biri de Karadeniz’in ısınması. MGM verilerine göre Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığı, 1981-1991 dönemindeki 14,8 dereceden 2014-2025 döneminde 16,5 dereceye yükseldi.

Yavaşlı, 14 Ekim’de Karadeniz’in olağanüstü sıcak olmadığına dikkat çekiyor. Asıl değişen, uzun yıllar içinde denizin ortalama sıcaklığının yükselmesi. Bu durum, soğuk hava dalgalarıyla sıcak denizin karşılaştığı dönemlerde kuvvetli yağışların oluşmasına daha elverişli koşullar yaratıyor.

İstanbul’un Dereleri Nereye Gitti?

Ancak yağışların şiddeti, yaşanan sellerin yalnızca bir bölümünü açıklıyor. Bir diğer önemli etken, yağmur suyunun kentte nereye akabildiği.

14 Ekim’de Ayazağa, Kağıthane, Riva ve Çamlıbahçe dereleri taştı. Bu bölgelerin önemli bir kısmı eski dere yatakları veya taşkın alanları üzerinde bulunuyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 2015 yılında tamamlanan bir doktora çalışmasına göre, İstanbul’da incelenen yaklaşık 2.400 kilometrelik dere ağının %17’si kapalı kesitlerde, yüzde 18’i ise açık kanallarda akıyor.

Derelerin üzerinin kapatılması, yağmur suyunun doğal akışını ortadan kaldırmıyor. Aşırı yağışlarda kanalların kapasitesi aşıldığında veya girişleri tıkandığında, su eski dere yataklarına doğru ilerliyor. Bugün bu alanların birçoğunda yollar ve binalar bulunuyor.

Beton ve asfalt yüzeyler de yağmur suyunun toprağa sızmasını engelleyerek su baskınlarını ağırlaştırıyor.

Kağıthane havzası için yapılan bir modelleme çalışmasına göre, yeşil altyapı önlemleri alınmadan kentleşmenin sürmesi halinde taşkın riski %87 artabilir. Buna karşılık, yeşil altyapı önlemlerinin birlikte uygulandığı bir senaryoda su basan alan yaklaşık %37 azaltılabilir.

İstanbul’u Bu Kış Neler Bekliyor?

14 Ekim’deki aşırı yağışlar, İstanbul’da kışın da benzer olayların yaşanıp yaşanmayacağı sorusunu gündeme getirdi.

Yavaşlı’ya göre tek bir yağış olayından yola çıkarak bütün kışın nasıl geçeceğini tahmin etmek mümkün değil. Ancak Karadeniz’in yaz boyunca biriktirdiği ısıyı yavaş kaybetmesi, önümüzdeki haftalarda kuzeyden gelecek kuvvetli soğuk hava dalgalarıyla yeni şiddetli yağışların oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Öte yandan şiddetli yağışlar, İstanbul’daki kuraklık sorununu da tek başına çözmüyor. Yağmurun kısa sürede ve büyük miktarlarda düşmesi, suyun önemli bir kısmının barajlara ulaşmadan sokaklara ve denize akmasına neden olabiliyor.

Yavaşlı’nın değerlendirmesine göre iklim değişikliğiyle birlikte aşırı yağış riskleri artarken, bu yağışların afete dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri kentlerin nasıl planlandığı. Derelerin korunması, betonlaşmanın sınırlandırılması ve yağmur suyu altyapısının güçlendirilmesi, İstanbul’u gelecekteki sellere karşı daha dirençli hale getirebilir.

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Tags: iklim değişikliğiİstanbulselyağış rekoru

İlginizi Çekebilir

yenilenebilir enerji
Ekonomi

ABD’de Yenilenebilir Enerji Trump Yönetimine Rağmen Güçlendi

14 Nisan 2026
İklim Panosu

Hammadde Çıkarma Çalışmaları 2060’a Kadar %60 Artacak

1 Şubat 2024
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.