Yakın zamanda görevinden ayrılacak olan BM Genel Sekreteri Guterres, iklim krizine neden olanların hasarı telafi etmek adına çok daha fazlasını yapmak zorunda olduğunu söylerken, “Onlardan hesap sormak için çalışan liderlere, şehirlere, sivil topluma ve vatandaşlara gelince; sizler tarihin doğru tarafındasınız. Yola devam edin” dedi.
António Guterres, son bir kez dünyanın dikkatini tehlikeli bir şekilde tırmanan iklim krizine çekmeye çalıştı. Ancak görevden ayrılmakta olan BM Genel Sekreteri, iklim kaynaklı yıkıcı afetlerle geçen ağır bir yazın ardından bile dünya liderlerinin hâlâ büyük ölçüde başka konulara odaklanmış olduğunu gördü.
Salı günü BM’de toplanan temsilcilere seslenen Guterres, petrol devlerinin “atmosfere açık bir foseptik muamelesi yapmasına” sert tepki gösterdi ve iklim krizinin felaket getirecek etkileri konusunda bir kez daha uyarıda bulundu.
Guterres, “Üç yıl önce Nepal dağlarında, buzulların hızla erimesine karşı alarm vermiş, ‘dünyanın çatılarının çökmekte olduğu’ uyarısında bulunmuştum. Bazıları ise tüm bunları tehlikeleri abartmak olarak görüp göz ardı etmişti. Ancak yaşanan trajik olayların da gösterdiği gibi, etkiler beklenenden daha erken gelmekte, daha ağır vurmakta ve çok daha geniş bir alana yayılıyor” derken konuşmasına şöyle devam etti: “En çok kirletenler ve bundan en çok kâr sağlayanlar, sebep oldukları hasarı telafi etmek için çok daha fazlasını yapmak zorundadır. Kirletenler bedelini ödemelidir. Onlardan hesap sormak için çalışan liderlere, şehirlere, sivil topluma ve vatandaşlara gelince; sizler tarihin doğru tarafındasınız. Yola devam edin.”
Guterres, BM Genel Sekreteri olarak görev yaptığı dokuz yıl boyunca iklim eyleminin tavizsiz bir savunucusu oldu. Görevden ayrılışı ise hızla ısınan gezegenimizden ziyade savaşlar, enflasyon kaygıları ve diğer ekonomik endişelerle çalkalanan bir jeopolitik tabloda büyük bir boşluk bırakmaya aday.
Donald Trump’ın adını tek bir kez bile anmadan, yapılması gerekenin “özellikle süper güçler tarafından güçlerinin o kadar da süper olmadığının kabul edilmesi” olduğunu belirtti: “Güçlerinin sınırları var. Son yıllarda yaşanan olaylar bunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya koydu. Askeri güç tek başına barışı sağlayamaz. Ekonomik güç tek başına istikrarı yönetemez. Ve teknolojik güç tek başına güvenliği garanti edemez.”
E3G’den deneyimli iklim politikası uzmanı Alden Meyer, “António Guterres, BM tarihindeki iklim odaklı hareket eden en kararlı genel sekreter oldu; bu konuşma da bunun nedenini gösteriyor. İklim acil durumunda neyle karşı karşıya olduğumuzu; eylemsizliğin korkunç sonuçlarını ve mevcut çözümleri hayata geçirmenin sunduğu muazzam fırsatları net bir şekilde ortaya koydu” dedi.
Yine de iklim krizi gündemden o derece düşmüş durumda ki, bu haftaki BM Genel Kurulu’ndan gezegeni ısıtan emisyonları keskin bir şekilde azaltmaya ya da büyümekle birlikte hâlâ tehlikeli sıcaklık artışlarını önleyecek hızda olmayan temiz enerji sektörünün yaygınlaşmasını ivmelendirmeye yönelik büyük ve yeni bir taahhüt çıkması beklenmiyor.
BM toplantısıyla eş zamanlı olarak New York genelinde düzenlenen bir dizi etkinlikten oluşan İklim Haftası’nın bile büyük bir duyuruya sahne olması beklenmiyor. Rekor sayıda insanın (100 binden fazla) İklim Haftası etkinliklerine katılması beklenirken, organizatörler kamuoyunun gezegensel acil durumdan uzaklaştığına kanaat getiren siyasi ve iş dünyası liderleri arasında bir “iklim sessizliği” salgını başlamış olmasından üzüntü duyuyor.
“Liderler Daha Fazla Sorumluluk Almalı”
ABD’de çevre politikalarını rafa kaldıran ve iklim bilimini defalarca “düzmece” olarak niteleyen Donald Trump, bu yılki BM konuşmasında konunun üzerinde geçen yılki kışkırtıcı hitabına kıyasla daha az durmuş olsa da bu tablonun ortaya çıkmasında başlıca faktörlerden biri oldu.
Ancak iklim eylemini savunanlar, dünyanın daha önce üzerinde uzlaşılan sıcaklık eşiklerini aşmasını önleyemeyen diğer liderlerin daha fazla sorumluluk yüklenmesi gerektiğini belirtti. Anketler, siyasi liderlerin konudan kopukluğuna rağmen, kamuoyunda iklim krizine yönelik endişenin hâlâ yaygın olduğunu gösteriyor.
“Korkunç bir durumdayız. Gerçek bu, çünkü samimiyetsizlik somut eyleme galip geldi,” diyen Panama Çevre Bakanı Juan Carlos Navarro, bu hafta BM’de evrensel bir doğa hakları bildirgesi için bastırıyor.
Navarro konuşmasına şöyle devam etti: “Uluslararası alana gelince, durum vahim. İşaretlere bakın. İran’da bir savaş… Karşı karşıya olduğumuz diğer bir işaret de yaklaşmakta olan El Niño. Daha fazla işarete ihtiyacımız var mı? Hayır, bu korkunç. Peki insanlar ne yapıyor? Hiçbir şey.”
Panama kendi emisyonlarını azaltmak için güçlü adımlar atarken diğer ülkelerin yetersiz kaldığını savunan Navarro, “İran’daki savaş, El Niño… Bunların, ülkelerin veya siyasi liderlerin gerçek değişim için cesur taahhütlerle öne çıkması üzerinde herhangi bir etkisi oldu mu? Sıfır,” dedi.
İklim Haftası’nda şimdiye kadar umut veren gelişmeler; Trump’ın görev süresinin sonuna yaklaşan bir başkana dönüşecek olmasının getirdiği rahatlama ile güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürdüğü büyüme etrafında şekillendi. “İklim” kavramı bazıları için bir tabu haline gelmiş olabilir, ancak özellikle Çin başta olmak üzere temiz enerjiye yapılan yatırımlar hızla devam ediyor.
Kaliforniya Valisi ve gelecekteki başkanlık seçimi için olası Demokrat adayı Gavin Newsom, “Kaliforniya’da ekonomi güneş üzerine kurulu. Bunun daha ucuz olduğunu biliyoruz. Hürmüz Boğazı’nda güneşin ablukaya alınması gibi bir derdiniz olmaz. Bolluk içinde, gitgide daha da ucuzluyor” dedi. Newsom, bu ilerlemenin büyük kısmının hâlâ Trump tarafından gölgelendiğini de kabul etti. Başkan hakkında, “Bizi 19. yüzyıla geri götürmeye çalışıyor. Aptallıkta ısrar ediyor” Diye konuştu.


