IEA’nın yeni raporuna göre “2035’e kadar %35” hedefine ulaşılması, küresel enerji ithalat faturalarını yılda 400 milyar dolardan fazla azaltabilir ve hanehalkı enerji faturalarını %15 oranında düşürebilir.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yeni yayımlanan raporu, COP31 Başkanı Türkiye’nin öncülük ettiği 2035 yılına kadar küresel nihai enerji talebinin %35’ini elektrikle karşılama hedefinin mevcut teknolojilerle “ulaşılabilir” olduğunu ortaya koydu.
Rapora göre hedefe ulaşılması, küresel enerji ithalat faturalarını yılda 400 milyar dolardan fazla azaltabilir ve hanehalkı enerji faturalarını %15 oranında düşürebilir.
Haziran ayında duyurulan elektrifikasyon hedefi doğrultusunda, COP31 Başkanı Türkiye ve COP31 Müzakereler Başkanı Avustralya’nın talebi üzerine hazırlanan raporda, ulaşım, binalar ve sanayi gibi kilit önemdeki sektörlerin elektrifikasyon potansiyeli inceleniyor.
IEA’nın son çalışmasına göre fosil yakıt ithal eden ülkeler, ithalat harcamalarını, 2025 seviyelerine kıyasla yılda 400 milyar dolardan fazla azaltabilir. Yüksek elektrifikasyon senaryosunda ise ortalama hane enerji faturaları, 2035 yılına kadar %15 oranında azalıyor.
Analize yeni arzı, hızla artan talep ile bağlayabilmek için elektrik şebekelerine yatırım yapılması gerektiğine de işaret etti. Elektrik şebekelerinin 2035 yılına kadar, son 10 yıla kıyasla %40 daha hızlı modernize edilmesi ve genişletilmesi gerekiyor. Mevcut politikalarla devam edildiği takdirde küresel elektrifikasyon oranı 2035 yılında %30’da kalıyor.
Araştırma elektrikli araçların enerji ithalatını nasıl düşürdüğünü de ortaya koydu. Çalışmaya göre elektrikli araçlar daha şimdiden günde 2,3 milyon varil petrol tüketimini önlüyor. Bu miktar, Hürmüz Boğazı’nı baypas eden Habshan-Fujairah petrol boru hattından yaz boyunca geçen petrol hacminden fazla.
Uluslararası İklim Eylem Ağı (Climate Action Network International) Enerji Dönüşümü Kıdemli Yönetici Janet Milango “2035’e kadar yüzde 35” hedefinin ancak sürdürülebilir, yenilenebilir enerji ile sağlandığı takdirde iklim alanında bir ilerleme kabul edilebileceğine dikkat çekti: “Başarı, sadece küresel nihai enerji tüketiminin ne kadarının elektrikle karşılanacağına bakılarak ölçülemez. Bu elektriğin neyden üretildiğini, elektriğe kimin erişimi olduğunu, altyapının kime ait olduğunu ve ülkelerin fosil yakıtlardan uzaklaşmasına yardımcı olup olmadığını sormalıyız. Gelişmekte olan ülkeler, kamu yararı doğrultusunda elektrik sistemlerine sahip olmak, bunları yönetmek ve şekillendirmek için gerekli kaynaklara ve kapasiteye sahip olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Enerji düşünce kuruluşu Ember’ın Kurucu Ortağı Dave Jones ise raporun, daha hızlı elektrifikasyonun üçlü bir kazanç olduğunu gösteren, herkesin beklediği kanıtları sunduğunu aktardı: “Faturaları düşürmek açısından bir kazanç, emisyonları ve kirliliği azaltmak açısından bir kazanç ve bugün birçok ülkenin karşı karşıya olduğu devasa fosil yakıt ithalat faturasını azaltma açısından bir kazanç.”


