Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31’in kömürden adil çıkış için bir fırsat olduğunu belirtti.
Greenpeace’in ikonik gemisi Arctic Sunrise, İstanbul Boğazı’ndan geçtiği sırada gemide yer alan aktivistler “Kömürden Çıkış, Şimdi!” pankartı açtı.
Arctic Sunrise, fosil gazın zararlarına dikkat çekmek ve yenilenebilir enerjiyi teşvik için Greenpeace Orta ve Doğu Avrupa ofisinin düzenlediği Karadeniz turu dönüşü İstanbul Boğazı’ndan Türkçe bir mesaj paylaştı.
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31’in kömürden adil çıkış için bir fırsat olduğunu belirtti.
“Türkiye’de 9 Eylül itibarıyla enerji üretiminin %20,07’si ithal kömür ile karşılandı. Türkiye enerji ihtiyacının %30’dan fazlası kömürden karşılanıyor ve bu miktarın üçte ikisi ithal kömürden geliyor. Dolayısıyla mevcut sistem aslında Türkiye’nin yabancı enerji pazarlarına bağımlılığını artırıyor” diyen Alpay yerli kömür ile çalışan mevcut santralların çoğunun eskimiş ve verimsiz; sıkça iddia edildiği şekliyle güvenilir baz yük kapasitesini sağlayamadığını aktardı.
Yenilenebilir enerjinin ise sürekli yükselişi ile güvenli bir alternatif sunduğundan bahseden Alpay kömür çağının sonuna gelindiğini vurguladı. COP31 başkanı olan Türkiye’nin atması gereken ilk adım çok net olduğunu ifade ederken konuşmasını şöyle tamamladı: “Türkiye’de yapılması planlanan yeni termik santral projelerinin acilen iptal edilmeli. Bu adım, Afşin-Elbistan A Termik Santrali için verilen ÇED iptal mahkeme kararına saygı gösterilip projenin iptal edilmesini ve Çanakkale’deki CENAL Termik Santraline ek ünite planlarının iptal edilmesini kapsıyor. Kömürün sonu, madenlerde ve termik santrallerde çalışan işçilerin sonu olmamalı. Bunun için de kömürden adil bir çıkış için tarih verilmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşma yol haritasının planlanmaya başlanması gerekiyor. COP31 ev sahipliği ve başkanlığı görevini üstlenen Türkiye için, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik adil geçiş sürecinin hayata geçirilmesine ve hızlandırılmasına katkıda bulunmak hayati önem taşıyor.”


