Avrupa Birliği mevcut mevzuatlarını sadeleştirmeyi amaçlamaya yönelik adımlar atmaya devam ederken, çevre ve sürdürülebilirlik alanında da bu sadeleştirilmeye gidiliyor. Çevre grupları da son olarak su kaynaklarının korunmasına yönelik mevzuat değişikliğinin aceleye getirildiğini vurgulayarak, paydaşların görüşünün alınmaması nedeniyle Avrupa Komisyonu’nun uygulamalarını Avrupa Ombudsmanı’na şikâyet etti.
Çevre kampanyası yürüten gruplar Avrupa Komisyonu’nun su kaynaklarının korunması ve yönetimine ilişkin yasaları değiştirme sürecini sert biçimde eleştiriyor. Söz konusu gruplar Salı günü Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organını ye yeterli kanıt olmadan yasa değişikliğine gitmekle suçladılar.
AB’nin politikaları sadeleştirme ve kapsamını daraltma yönündeki çabalarına ilişkin “omnibus” olarak adlandırılan stratejisi, ağır ve maliyetli düzenlemelerin ABD ve Çin gibi küresel rakipler karşısında Avrupa sanayisinin rekabet gücünü zayıflattığını savunan sektörlerin şikâyetlerine yanıt olarak geliştiriliyor.
Çevreci grupların şikayeti ise komisyonun bu yıl AB’nin temel su mevzuatını gözden geçirmeye yönelik planıyla ilgili. Planın hazırlanmasında, çevresel koruma hükümlerinin yeni kritik ham madde madenleri ve diğer sanayi projelerine yönelik izin süreçlerini geciktirdiğini savunan madencilik ve metal şirketlerinin kaygıları da etkili oldu.
Yurttaşların Hakları Törpüleniyor Tepkisi
AB’nin bağımsız demetim kurumu olan Avrupa Ombudsmanı’na sunulan şikâyette, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), Avrupa Çevre Bürosu (European Environmental Bureau – EEB) ve diğer üç kuruluş, komisyonun planlanan değişikliği duyurmadan önce yeterli düzeyde kanıt toplamadığını ve ilgili paydaşlarla yeterli istişare yürütmediğini belirtti.
Çevre grupları, gelişmeleri “kötü yönetim” olduğunu savunuyor. STK’ların ortak açıklamasında, “Yaşananların kümülatif etkisi, yerleşik usul ve süreçlerden açıkça ve ciddi biçimde sapılması anlamına geliyor; bu durum yurttaşların haklarını da somut biçimde etkiliyor” denildi. Çevre örgütleri, AB’nin su mevzuatının yeni madenlerin izin almakta zorlanmasının nedeni olmadığını ve bu yasaların değiştirilmesine gerek bulunmadığını savundu.
Avrupa Komisyonu sözcüsü ise şikâyetten henüz resmî olarak haberdar edilmediklerini, ancak su mevzuatını gözden geçirmeye hazırlanırken paydaşlarla diyaloğu sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Sözcü, “Komisyon, üye devletler ve paydaşlarla şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog yürütüyor ve şu anda paydaşlardan gelen görüşleri değerlendiriyor” dedi.
Ombudsman Yaptırım Uygulayamıyor Tavsiye Veriyor
Öte yandan Avrupa Ombudsmanı da yakın bir zamanda şikâyet hakkında soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.
AB’nin bu denetim kurumuna yönelik bir yaptırım uygulama yetkisi bulunmuyor. Bunun yerine ombudsman, gelecekteki AB mevzuatının hazırlanmasını etkileyebilecek tavsiyelerde bulunuyor ve Avrupa Komisyonu üzerindeki denetimi artırıyor.
Avrupa Ombudsmnaı geçen yıl, Avrupa Komisyonu’nun sürdürülebilirlik yasalarını sınırlamaya yönelik diğer bazı teklifleri neden hızlandırılmış bir süreçten geçirdiğini ve bu değişikliklerin Avrupa’nın iklim değişikliğiyle mücadele taahhütleriyle uyumlu olup olmadığını neden değerlendirmediğini kamuoyuna açıklamak zorunda bırakmıştı.


