COP29 Başkanı Babayev dünyanın Paris Anlaşması’nın kabulünden bu yana köklü bir şekilde değiştiğini belirtirken “Bir pandemi yaşadık; çatışmalara, enerji krizlerine, enflasyona ve artan jeopolitik rekabete tanıklık ettik. İklim iş birliğine yönelik koşulların 10 yıl öncesine kıyasla daha da zorlaştı” dedi.
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, küresel iklim sorunlarına çözüm üreten uygulamaların teşvik edilmesi ve bu alanda uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen Bakü İklim Eylem Haftası (BCAW) başladı. 11 Eylül’e kadar sürecek olan konferanslarda, COP29, COP30 ve COP31 başkanlıklarının temsilcileri, UNFCCC, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve diğer uluslararası kuruluşların temsilcileri yer alacak. Ülke 2024’te 29. Taraflar Konferansı’na (COP29) ev sahipliği yapmıştı.
Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, açılışta yaptığı konuşmasında, COP29’da 2035’e kadar yıllık en az 300 milyar dolarlık yeni iklim finansmanı hedefinin kabul edildiğini hatırlattı. Paris Anlaşması’nın 6. maddesi kapsamındaki karbon piyasalarının kurallarının da COP29’da tanımlandığını belirten Varank, “Bu miras, Antalya’ya giden yolda bizim için sağlam bir zemin oluşturmuştur” dedi.
COP31 kapsamında belirlenen hedeflerden bazılarını da paylaşan Varank, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’e kadar %35’e çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Binalar sektöründe enerji yoğunluğunun 2035’e kadar en az %25 azaltılmasının amaçlandığını belirten Varank, küresel atık artışının da aynı tarihe kadar yarı yarıya azaltılmasının hedeflendiğini dile getirdi. Varank, “Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi’nden aldığımız güçle döngüsel ekonomiyi iklim eyleminin merkezine taşımayı hedefledik” ifadesini kullandı.
Basın mensuplarına da açıklamalarda bulunan Varank, “COP31’in eylem ajandasını Bakü İklim Eylem Haftası’nda ana gündem olarak koyan Azerbaycan hükümetine ve COP29 Başkanlığına teşekkür ediyoruz. Her zaman birlikte çok iyi çalışmalar yaptık. COP31’de de bunun yansımalarını göreceğiz. Çok başarılı bir COP’u Türkiye’de, Antalya’da yapacağız ve Antalya Kararları olarak alınan kararlar da uzun yıllar hafızalarda kalacak ve insanlar o kararları Antalya ile birlikte anacaklar” şeklinde konuştu.
“İklim Eyleminin Kalkınmayı ve Dayanıklılığı Desteklediğini Kanıtlamalıyız”
Hafta kapsamında Nizami Gencevi Uluslararası Merkezi tarafından düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında konuşan COP29 Başkanı Muhtar Babayev Paris Anlaşması’nın kabul edilmesinden bu yana dünyanın değiştiğini söyledi. “Yaklaşık on yıl önce Paris Anlaşması kabul edildiğinde, önümüzdeki temel görev netti: Küresel ölçekte ortak bir yön üzerinde uzlaşı inşa etmek. O zamandan bu yana önemli bir ilerleme kaydedildi” diyen Babayev dünyanın o dönemden bu yana köklü bir şekilde değiştiğini belirtti: “Bir pandemi yaşadık; çatışmalara, enerji krizlerine, enflasyona ve artan jeopolitik rekabete tanıklık ettik.”
Babayev, küresel askeri harcamaların yıllık 3 trilyon dolara yaklaştığına dikkat çekti. Aynı zamanda, iklim değişikliğinin etkileri daha şiddetli hale geliyor ve daha büyük ekonomik zararlara yol açıyor. Aşırı sıcaklar şehirler için ağır sınavlar ortaya koyarken, kuraklık su ve gıda sistemlerini zorluyor. Seller ile orman yangınları ise yıllar süren ilerlemeyi sadece birkaç saat veya gün içinde yok edebiliyor.
Babayev konuşmasına şu şekilde devam etti: “Dolayısıyla ilk gözlemim, iklim iş birliğine yönelik koşulların 10 yıl öncesine kıyasla daha da zorlaştığıdır. İkinci nokta ise iklim eyleminin ulusal önceliklerle rekabet ederek başarıya ulaşamayacağıdır. Aksine, ülkelerin bu önceliklere ulaşma yöntemlerinin bir parçası haline gelmelidir. Enerji dönüşümü, aynı zamanda enerji güvenliğini ve ödenebilirliğini güçlendirmelidir. Uyum tedbirleri; ekonomileri, altyapıyı ve toplulukları korumalıdır. İklim koşullarına dayanıklı tarım, gıda ve su güvenliğine hizmet etmelidir. Başka bir deyişle; iklim eyleminin kalkınmayı, rekabet gücünü ve dayanıklılığı desteklediğini kanıtlamalıyız. Bu bağı ortaya koymak, sürdürülebilir siyasi desteği korumak açısından hayati önem taşımaktadır.”
Üçüncü noktanın uygulama ile ilgili olduğunu aktaran COP29 Başkanı, “Birbiri ardına düzenlenen COP toplantıları aracılığıyla geniş kapsamlı bir küresel iklim mimarisi inşa ettik. Hedeflerimiz, planlarımız, kurumlarımız ve finansal mekanizmalarımız var. Ancak, bir anlaşmaya varmak ile somut sonuçlar elde etmek arasındaki mesafe hâlâ çok büyük. Belki de tam olarak burada, COP sürecinin kendisinin ötesine bakmamız gerekiyor” diye ekledi.


