• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
No Result
View All Result
İklim Haber

Kuraklık Yağmur Ülkesi Birleşik Krallık‘ı Tehdit Ediyor

by Haber Merkezi
3 Eylül 2026
in Bilim
Reading Time: 6 mins read
A A
kuraklık
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

2026 yazında Birleşik Krallık, yağışlı geçen kış aylarına rağmen, tarihinin en şiddetli kuraklıklarından birini yaşadı. Newcastle Üniversitesi’nden Hidrolog Dr. Anna Murgatroyd, son beş yılda üçüncü kez yaşanan bu kuraklığın, uzun süreli sıcak hava dalgalarıyla çakışması nedeniyle önceki yıllardan daha yıkıcı olduğunu vurguluyor. Islak kış-kurak yaz döngüsünün ardında iklim değişikliğinin yattığını belirten Murgatroyd, daha önce “50 yılda bir” yaşanan aşırı olayların sıklaştığına dikkat çekiyor. Bu durumun halk sağlığı, gıda fiyatları ve ekosistemler üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu aktaran Murgatroyd’a göre çözümü yalnızca altyapı yatırımlarında aramaktan vazgeçip talep yönetimine de odaklanmak gerekiyor.

2026 yazında Birleşik Krallık, iklim değişikliğinin etkilerini derinden hissettiren şiddetli bir kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Kış aylarında bol yağış alan ve barajları dolu olan ülke, Nisan-Temmuz döneminde olağanüstü bir kuraklığa sürüklendi. 

Birleşik Krallık yağışlı havasıyla bilinse de, kuraklık aslında ülke için yeni bir olgu değil. Değişen, kuraklık olaylarının sıklığı. Newcastle Üniversitesi Hidroloji Okutmanı Dr. Anna Murgatroyd’un aktardığına göre son beş yılda üçüncü kuraklık olayı yaşandı. Bu sene durumu daha da ciddileştiren temel unsur ise kuraklığın uzun süreli sıcak hava dalgalarıyla kesişmesi oldu. 

Bu tablonun tesadüf olmadığını vurgulayan Murgatroyd, “Bunun arkasında şüphesiz iklim değişikliği yatıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Uzmana göre iklim modelleri de sera gazı emisyonlarındaki artışın bu tür aşırı hava olaylarını daha sık hâle getirdiğini ortaya koyuyor. Bu yaz yaşanan tablo istisna değil, Birleşik Krallık’ta yaşamı şekillendirecek bir gerçeklik olma yolunda ilerliyor.

Newcastle Üniversitesi Hidroloji Okutmanı Dr. Anna Murgatroyd’un İklim Masası’na yaptığı değerlendirme şu şekilde:

“Birleşik Krallık oldukça yağışlı bir ülke olarak bilinir ve tarihsel olarak da büyük ölçüde böyle olmuştur. Kış ve ilkbahar mevsimleri genellikle epey yağışlı geçer. Yaz aylarında ise tarihsel olarak da kuraklıklarla karşılaşmışızdır. Fakat özellikle son beş yıldır, kuraklıkların, tarihsel ortalamaya kıyasla daha sık yaşandığını görüyoruz. Bu yıl oldukça şiddetli bir kuraklık yaşadık. Ancak geçen yıl ve hatta 2022’de de kuraklıklar yaşamıştık. Bunun arkasında şüphesiz iklim değişikliği yatıyor. 

 Yağışlı Kışları ve Kurak Yazları Aynı Anda Görüyoruz

Aşırı hava olaylarını giderek daha fazla görüyoruz. Bir yandan daha sıcak ve daha kurak yazlar yaşarken, çok daha yağışlı kışlar da görüyoruz. Dolayısıyla hem sel felaketleriyle hem de kuraklık koşullarıyla karşı karşıya kalıyoruz. 

Bu yıl da tam olarak böyle oldu: Yıla çok yağışlı bir kış mevsimiyle başladık, kış boyunca çok yüksek miktarlarda yağış aldık ve barajlarımız oldukça doluydu. Ancak Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları olağanüstü derecede kurak geçti. Ayrıca çok uzun süren sıcak dalgaları da yaşadık. Özellikle İngiltere’nin güneyinde ve doğusunda ve Galler’de, sıcaklıklar birkaç gün üst üste 30 derecenin üzerine çıktı. Yağış eksikliği, bu sıcak ve kurak koşullarla birleşince halkın ve sanayinin su talebi de normalin çok üzerine çıktı. Örneğin bir su şirketi, yaz mevsimi için beklenenin %20 üzerinde bir taleple karşılaştıklarını açıkladı. 

Bu Seneki Kuraklığın Farkı Sıcak Dalgalarıyla Örtüşmesi

 2022’de ve geçen sene yaşanan iki kuraklığın da bazı ciddi etkileri olsa da, bunların daha bölgesel nitelikte olduğu söylenebilir. İngiltere ve Galler genelinde bu yılki kuraklık kadar etkili değillerdi.

Bu sene yaşanan kuraklık ise olağanüstü yüksek sıcaklıklarla aynı zamana denk geldi. Bazen sıcaklıklar 20-30 derece arasında seyreder – bu yine sıcaktır fakat hayati tehlike oluşturmaz – ama yağış az olduğu için kuraklık yaşanır. Ancak sıcaklıkların 30-35 derecenin üzerine çıktığı, hatta bazı durumlarda 40’a yaklaştığını görmeye başladığımızda, insan sağlığı ve refahı üzerinde gerçekten ciddi etkiler doğurmaya başlıyor. Daha önce üzerine düşünülmeyen, hakkında plan yapılmayan, ‘‘nasıl olsa 50 yılda bir yaşanacak bir olay’’ diyeceğimiz bu tür birleşik aşırı olayları daha sık görmeye başlıyoruz.

Ormanlar Yanıyor, Nehirler Kuruyor

Bu durumun ekosistemler üzerindeki etkisi de büyük. Öncelikle nehir seviyeleri, bu mevsimde beklenenin altında seyrediyor. Sıcak hava koşullarıyla da birleştiğinde, nehir ekosistemlerinin daha fazla baskı altında kalmasına neden oluyor. Bazı nehirlerin neredeyse kuruduğunu gördük. Hem nehir ekosistemleri hem de nehir yataklarında yaşayanlar, bu durumdan etkileniyor. 

Tarlalara, bozkırlara, fundalık alanlara baktığımızda ise buraların da inanılmaz derecede kuru olduklarını görüyoruz. Bu nedenle, son birkaç haftadır haberlere de yansıdığı üzere, ülke genelinde çok sayıda orman yangını yaşanıyor. Bu durum kısmen çok yüksek sıcaklıklardan kaynaklanıyor ama toprak neminin ve bitki örtüsünün son derece kuru olması da yangınları hazırlıyor. Yangın çıktıktan sonra daha geniş bir alana yayılabiliyor. 

Gıda fiyatları yükseliyor

Meselenin sosyoekonomik yönüne bakarsak ise gıda güvenliği, gündemin en üst sıralarında yer alıyor. Mahsul kaybı yüksek. Çiftçiler, neyi önceliklendireceklerini şaşırmış durumda. Sulayabildikleri yerleri sulayıp mahsullerini korumaya çalışsalar da suyun yeterli olmadığı koşullarda tarlalarını kurumaya terk etmek zorunda kalıyorlar. Özellikle taze sebze ve meyvelerde ithalat bağımlılığımızın artması bekleniyor – hatta bunu şimdiden görüyoruz. Sonuç olarak gıda fiyatları da yükseliyor.

Sosyoekonomik açıdan bir diğer sorun, yüksek sıcaklıkların sebep olduğu sağlık riskleri. Su gibi soğuma yöntemlerinden faydalanamamak, en çok en savunmasız kesimleri etkiliyor. Çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar, bu tür aşırı hava koşullarında daha fazla risk altındalar.

Altyapı İnşa Etmek Tek Başına Çözüm Değil 

Doktora tezim kapsamında, Birleşik Krallık Çevre Ajansı ve Thames Water ile birlikte çalışarak, Londra’nın su tedarik sisteminin iklim değişikliğine dayanıklılığını nasıl artırabileceğimizi inceledim. Ulaştığım sonuç şu oldu: Yeni altyapı inşaatları, sizi ancak bir noktaya kadar götürebilir. Mutlaka talep yönetimi ile de desteklenmesi gerekiyor. Yani tedarik ettiğimiz ve depoladığımız su miktarını artırmanın yanı sıra, talebi azaltmanın da yollarını aramalıyız. 

Birleşik Krallık’ta ilk atılabilecek adımlardan biri, su sayaçlarının kullanıma sokulması. Birçok evde hala su sayacı bulunmuyor ve sabit bir tarife uygulanıyor. Ancak hem su hem de enerji temini üzerine yapılan araştırmalardan biliyoruz ki insanlar gerçekten ne kadar kullandıklarını bildiklerinde bu, davranışlarını etkileyebiliyor. 

İkinci olarak, özellikle yeni inşa edilen konutlarda su verimliliği yüksek teknolojiler kullanılmalı. Su tasarruflu beyaz eşyalar büyük fark yaratabilir. 

Son olarak, su kaynağından hanelere ulaşırken sızan su miktarını azaltmak gerekiyor. Temiz suyun borularımızdan sızmadığından emin olmalıyız. Özellikle altyapının 100 yıllık olabildiği eski ve büyük şehirlerde, sızıntı oranları oldukça yüksek. Bu nedenle de su şirketlerinin mevcut altyapıyı iyileştirmesine yönelik ciddi bir toplumsal talep var.

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Tags: Birleşik Krallıkiklim değişikliğikuraklıkyağmur

İlginizi Çekebilir

biyoçeşitlilik
Bilim

Türkiye’nin Biyoçeşitliliği Kayıt Altında

2 Eylül 2026
sıcaklık artışı
Bilim

BM Uyarıyor: Sıcaklık Artışı En Az 1,8 Dereceye Ulaşacak

2 Eylül 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.