BM İncil’de adı geçen bir bölgeyi, Lübnan’daki kaleleri, bir antilop göç yolunu ve dünyanın en derin gölünü savaş veya iklim değişikliği gibi tehditlerle karşı karşıya olan dünya mirası listesine dahil etmeye hazırlanıyor.
Önümüzdeki günlerde Güney Kore’nin Busan kentinde bir araya gelecek UNESCO’nun 196 üye ülkesi, Dünya Mirası ve Tehlike Altındaki Dünya Mirası listelerine eklenecek yeni alanlar için oy kullanacak.
UNESCO Dünya Mirası Merkezi Direktörü Lazare Eloundou Assomo, “Barış gücü askerlerini konuşlandıracak imkanımız olmayabilir ama tüm dünyaya bir mesaj gönderebiliriz. Bu alanlar önemli ve yok olmalarını önlemek için her şey yapılmalı” derken şöyle devam etti: “Kültürel mirası korumak, travma geçirmiş ve çatışma mağduru olmuş toplulukların geri dönmeye ve hayatlarını yeniden inşa etmeye başlamalarına olanak tanır.”
Dünya çapında yaklaşık 1.200 alan, UNESCO Dünya Mirası kapsamında listeleniyor.
Miras listesine girmek sıklıkla kazançlı bir turizm hamlesini tetikler; ayrıca kirlilik, savaş ve ihmal gibi tehditlerle karşı karşıya kalabilecek alanların korunması için fon sağlanmasının önünü açabilir.
Assomo, bir alanın tehlike altındaki miras olarak nitelendirilmesinin bir “kınama” olmadığını, aksine devletlerin o alanı daha iyi koruyabilmesi adına “fon ve ortaklar bulmalarına” yardımcı olmayı amaçlayan bir tedbir olduğunu belirtti.
Üç alanın sürecinin hızlandırılması ve doğrudan tehlike altındaki yerler listesine alınması için oylanması bekleniyor.
Bunlar arasında, İsrail işgali altındaki Filistin toprağı olan Batı Şeria’da bulunan ve Kutsal Kitap’ta Samiriye olarak tanımlanan Sebastia arkeolojik alanı da yer alıyor. Ancak, İsrail ve Filistin’in ortak kontrolü altındaki köyde yaşayan Filistinliler, geçim kaynakları için uzun süredir ören yerine yapılan turist ziyaretlerine bağımlı durumdalar ve İsrail’in erişimi tamamen kesebileceğinden endişe ediyorlar.
İsrail, 2017 yılında UNESCO’dan ayrıldı ancak hangi alanların listelere dahil edileceğinde nihai söze sahip olan Dünya Miras Komitesi’nin üyesi olmaya devam ediyor.
İsrail’in ateş altında tuttuğu güney Lübnan’daki beş kale de öncelik verilecek yerler arasında bulunuyor. Bu kalelerden biri olan Haçlı kalesi Kal’at eş-Şakif (Beaufort Kalesi), İsrail birlikleri tarafından Mayıs ayında ele geçirilmişti.
UNESCO üyeleri ayrıca, Güney Sudan’daki Boma-Badingilo otlak ve savan alanlarının, savaş ve iklim değişikliği tehdidi altında olarak listelenip listelenmeyeceğini de oylayacak.
Her yıl bir milyon hayvan, Beyaz Nil ile Etiyopya sınırı arasındaki uçsuz bucaksız el değmemiş doğada göç ederek otlaklarda gökyüzünden bile görülebilen izler bırakıyor.
Bazı miras alanları da tehlike altında olarak etiketlenebilir. Bunlar arasında, son aylarda yoğun İsrail bombardımanına maruz kalan Lübnan’ın Sur şehrindeki Roma hamamlarının kalıntıları, ikinci yüzyıldan kalma bir zafer takı ve bir hipodrom da yer alıyor.
Rusya’da, dünyanın en derin gölü olan Baykal Gölü de tehlike altında olarak nitelendirilebilir. Zira yetkililer kirlilik, kitlesel turizm, büyük ölçekli ağaç kesimi ve Moğolistan’daki bir barajın neden olduğu su seviyesi düşüşünün yol açtığı zararı kontrol altına almakta zorlanıyor. Rusya, gölün dünyanın toplam donmamış tatlı su rezervinin %20’sini barındırdığını açıkladı. “Rusya’nın Galapagos’u” olarak bilinen bu yer, çok çeşitli flora ve faunaya ev sahipliği yapıyor.


