Son günlerde Avrupa kıtası aşırı sıcaklıklarla boğuşurken, bilim insanları yeni bir araştırmayla sıcaklık stresinin dünya genelinde giderek arttığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, yılda en az bir gün aşırı sıcaklık stresine maruz kalan küresel nüfusun oranı da %16’dan %22’ye yükselirken, bu da son 40 yılda yaklaşık 1 milyar ek insanın aşırı sıcaklık stresinden etkilendiği anlamına geliyor.
İklim değişikliği nedeniyle son birkaç on yılda dünya genelinde her yıl sıcaklık stresine maruz kalan insanların sayısı katlanarak arttı. Yeni bir araştırmaya göre, 1970’lere kıyasla günümüzde her yıl en az bir gün boyunca “aşırı sıcaklık stresi” yaşayan insan sayısı 1 milyar daha fazla.
Araştırmada sıcaklık stresi, bir bireyin maruz kaldığı toplam ısı yükü olarak tanımlanıyor ve sıcaklık, nem, rüzgar ile güneş radyasyonu gibi faktörlerden etkileniyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre de sıcaklık stresi, hava olaylarına bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden birini oluşturarak, kalp-damar hastalıkları, diyabet, ruh sağlığı sorunları ve astım gibi mevcut hastalıkları da ağırlaştırabiliyor.
Çalışmanın baş yazarı ve Birleşik Krallık’ın Reading kentindeki Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nde (European Centre for Medium-Range Weather Forecasts – ECMWF) kıdemli bilim insanı olan Rebecca Emerton, ABC News’e yaptığı açıklamada, “Sıcaklık, küresel ölçekte hava koşullarına bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir” dedi.
Gecelerin Ortalama Sıcaklık Artışı Daha Yüksek
Araştırmacılar, çalışma boyunca sıcaklık stresi düzeyine gösteren, sıcaklık, nem, rüzgâr hızı, güneş radyasyonu ile insan vücudunun çevresel koşullara verdiği tepkiyi dikkate alan, bir bakıma “hissedilen sıcaklık” göstergesi olarak tanımlanan Evrensel Termal İklim İndeksi’ni ölçtüler. Böylece bilim insanları, 1950–2024 dönemini kapsayan küresel insan sıcaklık stresi verilerini analiz ederek, geçmiş on yıllardaki yılın en sıcak günlerinin nasıl göründüğünü incelemiş oldular. Özellikle 1970’li yıllara odaklandılar çünkü küresel hissedilen sıcaklık eğilimlerinin belirgin şekilde yükselmeye başladığı dönem bu yıllardı. Daha sonra bu verileri günümüzde gözlenen en yüksek Evrensel Termal İklim İndeksi değerleriyle karşılaştırdılar.
Araştırmaya göre, her yılın en sıcak 10 gecesi, en sıcak 10 gündüzünden daha hızlı ısınıyor. Bu gecelerdeki sıcaklık artışı küresel ortalamada yaklaşık 0,32 derece olarak hesaplandı.
Yeni araştırma, aşırı hissedilen sıcaklıkların artık tüm kıtalarda daha sık görüldüğünü de ortaya koyuyor. Güney Kuzey Amerika, Güney Avrupa ile Kuzey ve Güney Afrika’yı kapsayan yarı tropikal bölgelerde, araştırmacıların indeks değerinin sırasıyla 32 derece ve 46 dereceyi aşması olarak tanımladığı “şiddetli ile aşırı sıcaklık stresi” koşullarının görüldüğü gün sayısı yılda 50 güne kadar artmış durumda. Yanı sıra yılda en az bir gün aşırı sıcaklık stresine maruz kalan küresel nüfusun oranı da %16’dan %22’ye yükselirken, bu da yaklaşık 1 milyar ek insanın aşırı sıcaklık stresinden etkilendiği anlamına geliyor.
Sıcaklık Stresi Avrupa’da 2,5 Kat Arttı
Araştırmacılar, tüm bunların sonucunda küresel sıcaklık stresinin hem gündüz hem de gece saatlerinde daha sık, daha şiddetli ve daha uzun süreli hale geldiğini belirledi. Rebecca Emerton, gece sıcaklıklarının sağlık açısından özellikle önemli olduğunu vurgulayarak, sıcaklıkların gece boyunca yüksek seyretmesi durumunda insan vücudunun gündüz maruz kaldığı aşırı sıcağın etkilerinden yeterince toparlanma fırsatı bulamadığına dikkat çekti.
Yeni çalışma sıcaklık stresinin günümüzde Avrupa ve Güney Amerika’da 2,5 kat, Kuzey Amerika’da 2 kat, Afrika’da 1,8 kat, Okyanusya’da 1,7 kat, Asya’da ise 1,2 kat daha sık görüldüğünü ortaya koydu.
Emerton’a göre günümüz toplumlarının maruz kaldığı sıcaklık stresi vakalarındaki artışın doğrudan nedeni iklim değişikliği. Araştırmacılar, sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha yoğun hale geldiğini gösteren çok sayıda bilimsel kanıt bulunmasına rağmen, insanların bu değişimleri günlük yaşamlarında nasıl deneyimlediği ve sıcaklığın onları gündüz ve gece nasıl etkilediği konusunun henüz yeterince incelenmediğini belirtti.
Çalışmada, artan sıcaklık stresine karşı toplumları koruyabilmek için öncelikle sıcaklık ve sağlık eylem planlarının hazırlanması gerektiğine dikkat çekiliyor. Yanı sıra, sıcaklık ve sağlık eylem planlarının hazırlanması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, kentlerde serinletici uygulamaların yaygınlaştırılması ve sıcaklık stresi göstergelerinin iklim risk değerlendirmelerine entegre edilmesi gerektiği de özellikle belirtiliyor.


