Türkiye’nin de dahil olduğu üç ülkede gerçekleştirilen bir araştırma, vatandaşların rüzgar ve güneş enerjisini kömüre açık ara tercih ettiğini ortaya koyuyor. Hava kirliliği ve sağlık etkileri, kamuoyundaki karşıtlığın başlıca nedenleri olarak öne çıkıyor. Bulgular, kömür yatırımlarının çevre ve halk sağlığı sorunu olmanın yanı sıra artık ciddi bir “siyasi risk” hâline geldiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre seçmenler, kömür projelerini destekleyen siyasi aktörlere daha az destek verme eğiliminde.
Fosil yakıtlardan çıkış için ilk kez düzenlenen Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı, 24-29 Nisan tarihleri arasında Kolombiya’nın Santa Marta kentinde gerçekleşiyor. Kolombiya ve Hollanda’nın eş ev sahipliğinde düzenlenen konferansa, aralarında COP31 ev sahibi Türkiye’nin de bulunduğu 50’den fazla ülke katılıyor. ABD ve Rusya gibi büyük fosil yakıt üreticilerinin yanı sıra Çin gibi önemli tüketicilerin de davetli olmadığı toplantıda, düşük karbonlu enerjiye geçişin somut yolları tartışılıyor.
Tam da bu tartışmalar sürerken, Türkiye’nin yanı sıra Hindistan ve Güney Afrika’da kömür projelerine yönelik toplumsal desteği inceleyen yeni bir akademik çalışma, her üç ülkede de vatandaşların rüzgâr ve güneş enerjisini kömüre açık ara tercih ettiğini ortaya koydu.
Makalenin yazarlarından Brown Üniversitesi (ABD) Siyaset Bilimi, Uluslararası ve Kamu Politikaları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jennifer Hadden, ankete katılanların büyük bölümünün hava kirliliğine dair endişelerini dile getirdiğini belirtti. “Hava kirliliği hem çevreyi ve tarım faaliyetlerini hem de proje yakınında yaşayanların sağlığını etkiliyor” diyen Hadden, kömür santrallarının daha fazla madencilik faaliyetine yol açabileceği endişesinin de öne çıktığını aktardı.
Hadden’a göre çalışma, kömür projelerinin toplumsal talepten beslenmediğini açık biçimde ortaya koyuyor. Üstelik bu durumun siyasi sonuçları da olabilir. “Liderler seçmen tercihlerini ne kadar iyi anlarsa o kadar iyi. Bu çalışma, yenilenebilir enerjiyi desteklemenin siyasi getirisi olduğunu, kömürü desteklemenin ise olmadığını gösteriyor,’’ diyen Hadden’a göre proje aşamasındaki kömürlü termik santralların durdurulması, siyasi fayda sağlayabilir.
Brown Üniversitesi Siyaset Bilimi, Uluslararası ve Kamu Politikaları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jennifer Hadden’ın araştırmaya dair İklim Masası’na yaptığı değerlendirme şu şekilde:
“Bence bu çalışmanın en önemli bulgusu, vatandaşların diğer enerji türlerini kömüre tercih ettiğini ortaya koyması. Yeni projeler söz konusu olduğunda rüzgar ve güneş santrallarını kömüre açık ara tercih ediyorlar. Ayrıca gaz altyapısını da kömüre tercih ediyorlar.
Anket sonuçları şunu da gösteriyor: Yeni enerji projelerini desteklemek isteyen siyasetçiler açısından, bir topluluğa kömür projesi getirmek, yenilenebilir enerji projesi getirmeye kıyasla daha az siyasi destek sağlıyor.
Kömürün Sağlığa ve Tarıma Etkileri Kaygılandırıyor
İnsanların itirazlarının nedenlerine ışık tutabilecek bazı görüşmeler de yaptık. Çoğu kişi, hava kirliliğiyle ilgili endişelerini dile getirdi. Hava kirliliği, hem çevreyi ve tarım faaliyetlerini hem de proje yakınında yaşayanların sağlığını etkiliyor.
Kömürün iklim değişikliğine sebep oluşu, katılımcılar tarafından daha az dile getirildi. Buna karşın kömür projeleriyle ilişkilendirilen yolsuzluk ve “ahbap-çavuş kapitalizmi” ile ilgili endişelerden de bahsedildi.
Kömür Protestolara Yol Açabiliyor
Anket katılımcılarına, yeni projeleri protesto etme eğilimlerini de sorduk ve kömür projelerinin protesto edilme olasılığının daha yüksek olduğunu gördük.
Bu, Türkiye’de gördüklerimizle de örtüşüyor. Son dönemde Türkiye’de birçok kömür projesinin iptal olduğunu da biliyorum. İklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir durum. Dolayısıyla anket sonuçları ve gerçek hayatta gözlemlediklerimiz örtüşüyor; bu projeler gerçekten tartışmalı.
COP 31 Türkiye için Fırsat
Liderler seçmen tercihlerini ne kadar iyi anlarsa o kadar iyi. Bu çalışma, yenilenebilir enerjiyi desteklemenin siyasi getirisi olduğunu gösteriyor. Kömürü destekleyen siyasetçilere ise böyle bir getirisi yok. Bu önemli.
Anket, Türkiye’de hâlâ geliştirilmekte olan kömür projelerinin kamuoyu tarafından desteklenmeyeceğini güçlü biçimde gösteriyor. Dolayısıyla bu projelerin durdurulması siyasi fayda sağlayabilir.
Özellikle COP31 bağlamında düşünecek olursak, Türkiye’de liderler, daha fazla yenilenebilir enerji projesi desteklemek için önemli bir fırsata sahip. Bu projelerin toplumsal destek görmesi ve siyasi getiri sağlaması muhtemel.
Talep Halktan Gelmiyor
Toplumsal destek olmamasına rağmen kömür projelerinin devam etmesi, bu durumun kamuoyundan kaynaklanmadığını gösteriyor. Demek ki enerji politik ekonomisiyle veya siyasetle ilgili başka açıklamalar gerekiyor.
Bu çalışma ilginç bir şeyi ortaya çıkardı: Birçok yerde kamuya ne istedikleri sorulmuyor bile. Hindistan gibi büyük ülkelerde bile kamunun enerji altyapısına dair tercihlerine ilişkin veri çok az. Bu nedenle şunu görmek önemli: Bu talep halktan gelmiyor. Devlet ya da projeyi geliştirenler, kamu tercihleriyle örtüşmeyen kararlar alıyor ve bu da yeni araştırma soruları doğuruyor.


