Zirvede ana odak noktasının iklim finansmanı olacağını belirten Kurum, Türkiye’nin konferansın “uygulama COP’u” olarak şekillendirdiğini söyledi.
Türkiye Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Reuters’e verdiği röportajda, bu yılki BM iklim zirvesinin geçmiş kararları eyleme dönüştürmeyi hedefleyeceğini ve ana odak noktasının finansman olacağını söyledi. Türkiye, Kasım ayında COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapmaya hazırlanıyor.
Bakan Murat Kurum, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliği hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için yaklaşık 1 trilyon dolara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, finansmanın en önemli görev olduğunu söyledi ve savaşların ve güvenlik krizlerinin küresel gündemi domine ettiği bir dönemde iklim politikaları konusunda kamuoyunu bilinçlendirmenin şart olduğunu sözlerine ekledi.
Kurum, hafta sonu Antalya’da düzenlenen bir diplomasi forumunda verdiği röportajda, “Şimdiye kadar yapılan her COP toplantısında önemli kararlar alındı. Bu kararları takip edeceğiz, ancak esas olan bunların uygulamaya geçirilmesidir. Dünyanın, insanlığın bizden beklentisi, uygulamaya geçmemizdir” dedi.
Kurum, her ülkenin Ulusal Katkı Beyanı’na (NDC) atıfta bulunarak, “Ülkelerin ortaya koyduğu bu katkıları gerçekleştirmek için adımların atılması lazım- ki bazı ülkeler henüz bunları ortaya koymadı” diye konuştu.
Savaşların yaşandığı bir dönemde, Türkiye’nin her ulusu “büyük resme” odaklanmaya ve iklim değişikliğinin yarattığı tehditleri görmeye çağırdığını belirtti.
Yıllık COP konferansı, iklim değişikliği konusunda harekete geçmeyi sağlayan başlıca küresel forumdur. Dünyadaki bilim insanları arasında uzun zamandır kabul gören görüşe göre, iklim değişikliği insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor ve giderek kötüleşiyor. Başlıca nedeni ise kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan ve atmosferde ısıyı hapseden sera gazı emisyonları.
Geçen yıl uzun süren bir anlaşmazlığın ardından Türkiye ve Avustralya, Türkiye’nin COP31 zirvesine ev sahipliği yapacağı ve başkanlığını üstleneceği, Avustralya’nın ise müzakere sürecini yöneteceği bir format üzerinde anlaştı. Zirve Antalya’da gerçekleşecek.
Aynı zamanda COP31 Başkanlığını da yürütecek olan bakan, Türkiye’nin konferansın “uygulama odaklı COP” olmasını istediğini, burada vaatlerden ziyade eylemlerin öncelik kazanmasını arzuladığını söyledi.
“Tüm ülkelerin COP31’e kadar NDC’lerini sunmalarını istiyoruz. Bunun için çalışıyoruz” dedi ve gelişmekte olan ülkelerin NDC’lerini hazırlamaları için 150 milyon dolarlık finansmana ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
Geçen yılki COP30’un en önemli eksikliklerinden biri, fosil yakıtlardan aşamalı çıkışı teşvik edecek somut bir dil üzerinde anlaşmaya varılamamasıydı.
Kurum, COP31’de bu konunun nasıl ele alınacağına dair sorulan soruya cevaben, Türkiye’nin ülkeleri COP30’da bu konuda alınan kararları uygulamaya teşvik etmeyi hedeflediğini ve bu tür bir geçişi sağlayacak teknolojinin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamak ve kendi kendine yeterli olmak için hem yenilenebilir enerji hem de fosil yakıt kullandığını belirten Kurum, “Bir geçiş süreci öngörerek fosil yakıtlardan uzaklaşmayı küresel gündeme taşımalıyız ve bir geçiş dönemi sağlamalıyız. COP31 sırasında, COP30’da alınan o kısmi kararları yürürlüğe koyacağız” dedi.


