Dünya Bankası’nın iklim değişikliği planı 30 Haziran’da sona erecek. ABD Hazine Bakanı planı “dar görüşlü” olarak nitelendirirken, diğer hissedarlar stratejiyi devam ettirmek için çözüm arıyor.
Fransa’nın Kalkınma Bakanı Éléonore Caroit; Dünya Bankası hissedarlarının, kalkınma kreditörünün iklim değişikliği finansman stratejisinin Haziran sonunda resmen sona ermesinin ardından, bu stratejiyi bir şekilde hayatta tutmanın yollarını aradıklarını söyledi.
Caroit, geçtiğimiz hafta Washington’da düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları’nda, Dünya Bankası’nın İklim Değişikliği Eylem Planı’nın temel kazanımlarını korumaya yönelik planların tartışıldığını belirtti.
Caroit, “Mevcut eylem planının süresinin dolmasını kabul edilebilir bulmuyoruz ve bu alanda faaliyet göstermeye devam edebilmek için bir çözüm yolu bulmak istiyoruz” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Dünya Bankası’nın yıllık kredi kaynaklarının %45’ini iklimle ilgili projelere ayırma hedefinden vazgeçmesini ve bunun yerine, fosil yakıt enerji projelerine geri dönüşü de kapsayan temel kalkınma kredilerine odaklanmasını talep ediyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de İklim Değişikliği Eylem Planı’nın sona ermesini memnuniyetle karşılarken, Dünya Bankası’nın iklim hedeflerini “piyasayı bozucu” ve “anlamsız” olarak nitelendirdi.
Bessent, Dünya Bankası ve IMF’nin yönlendirme komitelerine yaptığı açıklamada, “Bankanın süresi çoktan geçmiş olan bu planının sona ermesiyle birlikte; iklim ve finansman hacmi üzerine kurulu dar görüşlü odağını derhal terk etmesini bekliyoruz. Bunun yerine, yüksek kaliteli ve kalıcı projelere vurgu yapan bir yaklaşıma geçmesini bekliyoruz” dedi.
Petrol Şoku
Bessent benzer açıklamaları bir yıl önce de yapmıştı; ancak planın süresinin dolmak üzere olması ve Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği, küresel ekonomiyi batırmakla tehdit eden devasa petrol ve gaz fiyat/arz şokları, geçtiğimiz hafta daha yoğun tartışmaların yaşanmasına neden oldu.
IMF ve Dünya Bankası toplantılarındaki üst düzey bir yetkili, eylem planının süresinin dolmasına izin vermenin “önemli bir siyasi sinyal” olacağını söyledi. İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Güneş enerjisi gibi belirgin ve çok açık iklim odağı olan projeler, gelecekte Dünya Bankası yönetim kurulunda risk altında kalabilir” dedi.
Dünya Bankası’nın 25 hissedarından 19’u, geçtiğimiz Ekim ayında bankanın iklim hedeflerine yönelik desteğin sürdürülmesi çağrısında bulunan bir bildiriye imza attı ancak ABD, Japonya, Hindistan, Suudi Arabistan, Rusya ve Kuveyt’i temsil eden direktörler bu bildiriyi imzalamayı reddetti.
Biden yönetimi dönemindeki yetkisi, iklim finansmanını hızla ölçeklendirmek ve yenilenebilir enerjiye odaklanmak olan Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, geçtiğimiz yıl nükleer enerji yasağına son verdi ve daha fazla gaz projesi için bir hamle başlattı.
Ekim ayında Banga, iklim bağlantılı projeleri; kuraklık, fırtına ve sellere karşı direnç oluştururken aynı zamanda istihdam yaratan ve insanları yoksulluktan kurtaran “akıllı kalkınma” olarak yeniden işaret etti.
Banga, Dünya Bankası’nın proje finansmanının %48’inin iklim konusunda “yan faydalar” sağladığını; sel baskınlarına dayanıklı yollar ve su tasarrufu sağlayan damla sulama sistemleri gibi projelerin bu hedefe dahil edildiğini belirtti.
Caroit, rüzgar ve güneş enerjisinin yanı sıra iklime uyum projeleri de dâhil olmak üzere, iklim stratejisinin bir parçası olarak kabul edilen bu tür projelere yönelik gelişmekte olan ülkelerden hâlâ güçlü bir talep olduğunu söyledi.
Caroit, “İklim değişikliğine uyumdan bahsediyoruz. Etkilerini sınırlamak, yani iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmekten bahsediyoruz” derken şöyle devam etti: “Ve nihayetinde, insanların hayatlarını iyileştirmekten, her yerde gördüğümüz kasırgalar, seller ve tüm bu felaketlere karşı mücadele etmelerine yardımcı olmaktan bahsediyoruz.”


