Uzmanlar, Kuzey Denizi’ndeki sondaj çalışmalarının, gelişmekte olan ülkeleri fosil yakıt kullanımına teşvik edeceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Uzmanlar, Kuzey Denizi’nde yeni petrol ve gaz sahalarının açılmasının “dünya çapında bir şok dalgası yaratacağı” konusunda uyardı. Bu durumun uluslararası iklim hedeflerini tehlikeye atacağı, Birleşik Krallık’ın iklim liderliğine zarar vereceği ve gelişmekte olan ülkeleri kendi fosil yakıt rezervlerini kullanmaya teşvik edeceği belirtiliyor.
Birleşik Krallık hükümeti; yeni petrol ve gaz sahalarına yeşil ışık yakılması konusunda petrol endüstrisi, Muhafazakarlar, Nigel Farage’ın Reform UK partisi, bazı sendikalar ve Hazine’nin bir kesimi tarafından yoğun bir baskı altında bulunuyor. Oysa bu adımın fiyatları düşürmeyeceğine ve ithalat üzerinde neredeyse hiçbir etkisinin olmayacağına dair açık kanıtlar mevcut.
%90’dan fazlası tükenmiş olan ve geri kalan son kısımların çıkarılmasının giderek daha maliyetli ve enerji yoğun hale geldiği Kuzey Denizi’nde kalan en büyük sahalardan ikisi, ruhsatlandırma sistemi dahilinde yer alıyor. Ancak araştırmalar, Rosebank ve Jackdaw sahalarının işletilmesi durumunda, Birleşik Krallık’ın gaz ithalatının sırasıyla yalnızca %1 ve %2’lik kısmının yerini doldurabileceğini gösteriyor.
Uluslararası iklim diplomasisinin önde gelen isimleri, yeni sahalarda sondaj yapmanın sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve fosil yakıtlardan aşamalı çıkışa yönelik küresel çabalar için “tehlikeli” olacağını belirtti.
London School of Economics profesörü Nicholas Stern şunları söyledi: “Yeni sondaj çalışmaları ve iklim eylemlerinin yavaşlatılması, Birleşik Krallık’ta büyüme ve enerji güvenliği için kötü, dünya için ise zarar verici bir sinyal olacaktır.”
Lord Stern Birleşik Krallık’ın net sıfır emisyon hedefini 2050 yılına kadar gerçekleştirme taahhüdü veren ilk G7 ülkesi olduğu belirtirken, “Ülke çrnek teşkil eden iklim değişikliği mevzuatıyla, uluslararası kurumlardaki çalışmalarıyla ve etkileşimleriyle iklim eyleminde bir öncü olmuştur. Onun sergilediği örnek önem taşıyor. Bu pozisyonu nedeniyle dünya, Birleşik Krallık’ın adımlarını dikkatle takip ediyor” diye konuştu.
İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan üst düzey bir Afrikalı müzakereci, Birleşik Krallık’ın yeni sahalar açabileceği yönündeki öneriye sert tepki gösterdi. Müzakereci, böyle bir hamlenin “hem Paris Anlaşması’nın ruhuna temelden aykırı olacağını” ve “iklim değişikliğine karşı savunmasız uluslar arasındaki güveni zayıflatacağını” belirterek, Afrika’nın “Birleşik Krallık’ın petrol sondajını genişletmesine yönelik her türlü öneriyi reddedeceğini” ifade etti.
Müzakereci şunları söyledi: “Bilimin, fosil yakıtlardan hızlı bir şekilde uzaklaşılması gerektiği konusunda şüpheye yer bırakmadığı bir dönemde, geçmişte en çok emisyona neden olmuş ülkelerden birinin yeni petrol arama faaliyetlerine girişmesi, çelişkilidir. Bu durum aynı zamanda, diğer ülkelerin takip edebileceği tehlikeli bir emsal teşkil etme riski taşımaktadır.”


