Avustralya COP30’da fosil yakıtlardan uzaklaşma deklarasyonuna imza atmasına rağmen, federal ve eyalet hükümetlerinin fosil yakıt kullanımını dakikada 30 bin dolardan daha fazla sübvanse ettiği ortaya çıktı. Fosil yakıt ürünlerine sübvansiyon geçen yıla göre %10 arttı.
Yeni bir analize göre, Avustralya’daki federal ve eyalet hükümetlerinin fosil yakıt kullanımını teşvik eden ve iklim krizini körüklemeye yardımcı olan sübvansiyonlarının, bu yıl yaklaşık %10 artarak 16,3 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Analiz, federal ve eyalet hükümetlerinin 2025–2026 döneminde kömür, gaz ve özellikle petrol üreten ve kullanan şirketleri sübvanse etmek için her dakika 31 bin 20 dolar eşdeğerinde bir ödeme yapacağını ya da bu miktarda vergi gelirinden vazgeçeceğini ortaya koydu. Bu desteklerin büyük kısmı ise dizel yakıt üzerinden sağlanıyor.
Avustralya merkezli bağımsız bir kamu politikası düşünce kuruluşu olan Australia Institute tarafından yapılan yıllık analiz, fosil yakıt sübvansiyonlarının artık Ulusal Engellilik Sigortası Programı’nın (National Disability Insurance Scheme – NDIS) finansmanından daha hızlı arttığını gösterdi. NDIS geçmişte maliyet artışları nedeniyle eleştirilmişti.
Hükümet bütçe belgeleri ve duyurularına dayanan çalışmaya göre, fosil yakıtlara verilen ulusal desteğin %9,4 oranında artması bekleniyor. Buna karşılık NDIS’in maliyetinin %7,6 artacağı öngörülüyor.
Fosil Yakıtı Teşvik Eden Uygulama
En büyük sübvansiyon ise federal hükümetin yakıt vergi iadesi programına yönelik görünüyor. Bu program, madencilik şirketlerine, çiftçilere, turizm işletmelerine ve diğer sektörlere benzin ve dizel üzerinden ödedikleri tüketim vergisini geri ödüyor.
Avustralya’da tüketiciler, aracına yakıt alırken litre başına şu anda 52,6 sent olan ve her altı ayda bir artırılan bir tüketim vergisi ödüyor. Ancak yakıtı özel yollarda araç çalıştırmak için kullanan işletmeler, kamu yollarında ağır araç kullanan şirketler ya da makineleri çalıştırmak için dizel satın alan işletmeler bu verginin iadesini alabiliyor. Programın bu yıl 10,8 milyar dolara mal olması beklenirken bu miktar geçen yıl 10,2 milyar dolardı. Uygulamayı eleştirenlere göre bu vergi iadesi sistemi, fosil yakıtların daha fazla yakılmasını teşvik ediyor ve işletmeleri daha düşük emisyonlu araçlara ve diğer teknolojilere yönlendirmeyi amaçlayan politikalara ters düşüyor.
Sübvansiyonları Azaltmak Öncelik Olmalı
Australia Institute’un araştırma direktörü Rod Campbell ise programdan en çok yararlananların çok uluslu madencilik şirketleri olduğunu söyledi. Kömür madenciliği yapan şirketlerin bu yıl 1 milyar dolardan fazla iade almasının beklendiğini belirten Campbell şunları söyledi: “Toplumu ve iklimi daha kötü bir duruma getiren bu tür sübvansiyonları azaltmak, bütçe dengesi, eşitsizlik ya da iklim değişikliği konusunda kaygılı olduğunu söyleyen herhangi bir hükümet için açık bir öncelik olmalıdır.”
Campbell ayrıca Avustralya hükümetinin geçen yıl Brezilya’nın Belem kentinde gerçekleşen COP30 iklim zirvesi sırasında fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda bir deklarasyona imza attığını ve bu doğrultuda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bildiriye imza atan ülkeler, “verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarının mümkün olan en kısa sürede aşamalı olarak kaldırılması gerektiğini” kabul ettiklerini ifade etmişti.


