İklim değişikliği ile mücadelede birçok başlık bulunduğunu söyleyen COP31 Başkanı Murat Kurum konunun sadece fosil yakıtlara indirgenemeyeceğini iddia etti. Bilim ise iklim değişikliğinin ana nedeni olarak fosil yakıtların kullanımını işaret ediyor.
9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) başlangıç toplantısı İstanbul’ da yapıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve COP29 Başmüzakerecisi Yalçın Rafiyev, COP30 Başkanı André Corrêa do Lago ve COP30’un İcra Direktörü Ana Toni de katıldı. COP31’de müzakerelerin başkanlığını yürütecek Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanı Chris Bowen ise toplantılara video konferans yolu ile katıldı.
11-12 Şubat’ta düzenlenen toplantının ardından basın toplantısında konuşan Murat Kurum, COP31 Başkanlığı olarak bugüne kadar COP toplantılarında alınmış kararları ve gerek COP29 gerekse de COP30’da atılan adımları sahiplendiklerini ve COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedeflediklerini kaydetti.
COP31’in Eylem Gündemi Mart Ayında Duyurulacak
COP31’in başarılı olmasını istedikleriniden bahseden Kurum şöyle devam etti: “Bu amaçla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir; Tek ses değil Diyalog, Ayrılık değil Uzlaşı, Durağanlık değil Aksiyon.”
“Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz” diyen Kurum konuşmasını şu şekilde devam ettirdi: “Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir.”
Türkiye’nin kömür ve daha genelde fosil yakıtların kullanımına ilişkin bir soru üzerine değerlendirmede bulunan Kurum şunları söyledi: “Bilim insanları artık küresel bir krizle karşı karşıya olduğumuzu, sıfır noktasında olduğumuzu, dönülemez bir yola girdiğimizi net bir şekilde ifade ediyor. Akdeniz ülkesiyiz, ülkemiz de iklim değişikliğinin etkilerini net bir şekilde hissetmektedir. Seller, yağışlar, kuraklık, su kıtlığı aşamasına geliyoruz. Tüm dünya böyle. Biz fosil yakıtı belki konuşuyoruz toplantılarda sürekli fosil yakıt gündeme geliyor ama su fosil yakıttan daha kıymetli olacak. Dolayısıyla hep birlikte bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. Bu mücadelenin sadece bir konusu fosil yakıt. Ama burada 80 tane başlık var. Yenilenebilir enerjisi var, organik tarımı var, şehirlerin dirençli olması var, birçok konu var. Dolayısıyla bir bütün olarak bakmak durumundayız. Konuyu fosil yakıtlara indiremeyiz. Bu noktada bir önceki COP’ta alınan karar belli. Yani fosil yakıtlardan çıkmaya yönelik uygulama yol haritasının belirlenmesi kararı var. Biz de COP31 Başkanlığı olarak bu karara uygun bir şekilde yol haritasının belirlenebilmesi için başlıklar hep birlikte istişare edeceğiz. Bu istişareyi yaparken de ülkelerin kalkınmasını gözeteceğiz. Gelişmekte olan ülkeyle gelişmiş ülkedeki ihtiyaçları dikkate alacağız. Bu çerçevede bir strateji ortaya koyup bu stratejiyle adımlarımızı atacağız.”


