En çok tercih edilen enerji kaynaklarının beklenildiği gibi güneş ve rüzgar olduğunu görüyoruz. Ancak son dönemde, bu iki kaynağa gösterilen destek küçük bir miktar da olsa doğalgaza kaymış durumda.
YAZI: Ufuk Alparslan, Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri
İklim Haber ve KONDA Araştırmanın yeni anketinin sonuçlarına göre Türkiye’de en çok karşı çıkılan santraller nükleer ve kömür santralleri. Anketin tekrarlandığı son yedi yılda, yaşadıkları yerin yakınında kömür santrali inşa edilmesine karşı olan kişilerin oranı ise istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor. Öyle ki bu oran, anketin gerçekleştirildiği her dönemde 1-2 puanlık yükseliş göstererek 2025 yılı itibariyle nükleer santral istemeyenlerin oranına çok yaklaşmış durumda.
Yıldan yıla kömür santrallerine karşıtlığın yaygınlaşmasında kuşak değişikliği de etkili olmuş olabilir. Nitekim, kişilerin hangi santral çeşidine karşı oldukları yaş aralıklarına göre değerlendirildiğinde, daha genç kuşaklarda kömür santraline karşıtlığın yükseldiğini görüyoruz. Bu nedenle gelecekte kömür santrali karşıtlığı eğiliminin artarak devam edeceğini beklemek yanlış olmaz. Önümüzdeki yıllarda nükleeri bile geride bırakarak Türkiye’de en çok karşı çıkılan elektrik üretim yöntemi kömür olabilir.
Özellikle yakın zamanda ABD’de gözlemlenen rüzgar santrali karşıtlığı ise Türkiye’de karşılık bulmamış durumda. Çalışma kapsamında tüm farklı demografik gruplarda rüzgar santrali karşıtlığı ihmal edilebilir oranlarda.
Madalyonun diğer yüzünde ise en çok tercih edilen enerji kaynaklarının beklenildiği gibi güneş ve rüzgar olduğunu görüyoruz. Ancak son dönemde, bu iki kaynağa gösterilen desteğin küçük bir miktar da olsa doğalgaza kaydığını ve onu üçüncü sıraya yükselttiğini görüyoruz. Yine de en çok tercih edilen elektrik üretimi kaynakları sıralamasında güneş (%38) ve rüzgar (%28), doğalgazdan (%13) bir hayli önde. Rüzgar ve güneş enerjisinin gördüğü destek, yaş aralığı düştükçe ve eğitim seviyesi arttıkça kayda değer bir şekilde yükseliyor.
Doğalgaz santrallerine verilen desteğin en çok kırsal kesimde yükseldiği göze çarpsa da, bu kesimde kömür santraline neredeyse hiç destek verilmiyor. Benzer şekilde, eğitim seviyesinden bağımsız olarak doğalgaza verilen desteğin son bir yılda yükseldiğini görüyoruz. Bu sonucun Sakarya doğalgaz sahasında başlayan yerli üretim nedeniyle gerçekleşmiş olması muhtemel. Ancak halen doğalgaz tüketimimizin çok büyük bir kısmını ithal ediyoruz.
Sakarya doğalgaz sahasında artan üretime rağmen, son iki yıldır Türkiye’nin doğalgaz tüketiminde yerli üretimin payı kısıtlı kaldı. 2024 yılında doğalgaz tüketiminin %4’ünü karşılayan yerli doğalgaz, 2025 yılının ilk 11 ayında ise artan tüketimle de birlikte yaklaşık %5’ini karşılayabilmiş durumda. Dolayısıyla yeni kurulacak bir doğalgaz santrali enerji ithalatımızda daha fazla artışa yol açacaktır.


