AB, yüksek emisyonlu ithalatlara uygulanan karbon vergisini güçlendirmeyi ve vergi kaçırma girişimlerine karşı sert önlemler almayı hedefleyen önerilerini sundu.
Avrupa Komisyonu’nun yeni yayımladığı önerilere göre, blok, yüksek emisyonlu ürünlerin ithalatından alınan sınırda karbon vergisini otomobil parçaları ve çamaşır makinelerini de kapsayacak şekilde genişletecek.
Planlar ayrıca, Komisyonun yabancı firmaların bu ücretten kaçınmasına olanak sağlayabileceğinden endişe duyduğu boşlukları da kapatacak. Şu anda pilot aşamada olan mekanizma, Ocak ayından itibaren uygulanmaya başlanacak.
AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) -dünyanın ilk karbon sınır tarifesi- çelik, alüminyum, çimento ve gübreler de dahil olmak üzere ithal malların karbon emisyonlarına vergi uygulayacak.
Mekanizma, Avrupa sanayilerini iklim kuralları daha zayıf olan ülkelerden gelen daha ucuz ithalata karşı korumayı amaçlıyor. Ancak bu politika, ekonomilerini haksız yere cezalandırdığını söyleyen Çin, Hindistan ve Güney Afrika gibi bloğun ticaret ortaklarını kızdırdı.
İtirazlara rağmen, Brüksel sınırda karbon vergisinde ısrarını sürdürüyor. Komisyon, inşaat ürünleri ve makineler de dahil olmak üzere yüksek oranda çelik ve alüminyum kullanan nihai ürünleri kapsayacak şekilde verginin genişletilmesini önerdi.
CBAM’ın ithalata uygulayacağı ücret, AB şirketlerinin birliğin karbon piyasası kapsamında halihazırda ödediği karbon fiyatına endekslenecek.
AB İklim Komiseri Wopke Hoekstra, “Avrupa Birliği’ne giren bu mallar için ne daha fazlasını ne de daha azını istiyoruz” dedi.
Şirketler ve sektör gruplarından oluşan “CBAM için İş Dünyası Koalisyonu”nun geçici başkanı Leon de Graaf, AB planlarını memnuniyetle karşıladı ve bu planların “karbon kaçağı riski en yüksek olan ürünleri” hedef aldığını söyledi. Bu risk, üreticilerin Avrupa’nın katı iklim politikalarından kaçınmak için yurt dışına taşınma riskini de içeriyor.
AB ayrıca, vergi ödemekten kaçınmak için emisyonlarını olduğundan az gösterdiklerine dair kanıt varsa, yabancı şirketlere karşı da sert önlemler almak istiyor. Bu senaryoda, AB o ülkenin ürünlerine “varsayılan” emisyon değerleri uygulayabilir ve bu da daha yüksek bir SKDM faturasına yol açabilir.
Düzenleme, özellikle Çin’deki şirketler olmak üzere yabancı şirketlerin, düşük karbonlu ürünleri Avrupa’ya gönderirken, diğer pazarlar için yüksek karbonlu ürünler üretmeye devam ederek stratejik ayarlamalar yapabileceğine dair AB’nin duyduğu endişelerini gidermeyi amaçlıyor. Bu, genel üretimlerini daha çevreci hale getirmeden AB vergisinden kaçınmalarına olanak tanıyabilir.
AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu, yasalaşmadan önce teklifler üzerinde müzakere edecekler. SKDM, 2026 yılından itibaren ithalatçılardan ithal ettikleri ürünlerle ilişkili emisyonlar için ücret alacak olsa da; şirketlerin mevzuata uyum sağlamak amacıyla SKDM sertifikalarını satın alıp AB’ye teslim etmek için Eylül 2027’ye kadar vakti olacak.
Brüksel’in 2021’de karbon sınır vergisi uygulamasını duyurmasından bu yana, Çin, Hindistan ve Brezilya -AB politikasını eleştirirken- kendi karbon fiyatlandırma sistemlerini geliştirmeye veya genişletmeye başladılar. Pinsent Masons hukuk firmasının ortağı Totis Kotsonis, “Davranışlarını değiştirdiler. SKDM’nin başarısı da bu” dedi.
Brüksel ayrıca, bu programdan elde edilecek gelirin %25’inin, Avrupa üreticilerinin sınırda karbon vergisiyle ilişkili artan maliyetlerini karşılamak için kullanılmasını önerdi. Destek yalnızca düşük karbonlu üretime yatırım yapan sektörlere verilecek.


