Yeni bir araştırmaya göre iklim krizi, dünya genelinde her yıl binlerce buzulun ortadan kalkmasına yol açarak su kaynaklarını ve kültürel mirası tehdit edecek. Alpler’deki buzullar ise önümüzdeki sekiz yıl içinde yok oluş hızının zirvesine ulaşacak.
Avrupa Alpleri’ndeki buzulların iklim krizine bağlı olarak sadece 8 yıl içinde yok oluş hızlarının zirvesine ulaşması, aynı süre içinde 100’den fazlasının da kalıcı olarak eriyip kaybolacağı tahmin ediliyor. Batı ABD ve Kanada’daki buzulların ise en yoğun kayıp yılının yaklaşık on yıl sonra yaşanacağı, o dönemde her yıl 800’den fazla buzulun yok olacağı öngörülüyor.
İnsan kaynaklı küresel ısınmanın tetiklediği buzul erimesi, iklim krizinin en net göstergelerinden birini oluşturuyor. Dünya genelinde halihazırda yaklaşık 200 bin buzul bulunurken, her yıl yaklaşık 750’si yok oluyor. Ancak araştırma, fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan emisyonlar atmosfere salınmaya devam ettikçe bu hızın hızla artacağını gösteriyor.
Hükümetlerin mevcut iklim eylem planlarının, küresel sıcaklıkları sanayi öncesi seviyelerin yaklaşık 2,7 derece üzerine çıkaracağı ve aşırı hava olaylarını şiddetlendireceği tahmin ediliyor. Yeni bir araştırmadaki senaryoya göre, buzul kayıpları 2040 yılında yılda yaklaşık 3.000’e ulaşarak zirve yapacak ve 2060’a kadar bu seviyede kalacak. Yüzyılın sonunda ise günümüzdeki buzulların %80’i yok olmuş olacak.
Buna karşılık, küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlamak için karbon emisyonlarında hızlı kesintiler yapılması 2040 yılında yıllık kayıpları yaklaşık 2.000 ile sınırlandıracak ve bu tarihten sonra ise kayıp hızı düşüşe geçecek.
Buzullar İçin Cenaze Törenleri Düzenleniyor
Önceki çalışmalar, kıyı kasaba ve şehirleri tehdit eden deniz seviyesinin yükselmesine katkısı nedeniyle, kaybolan buz hacmine odaklanmıştı. Ancak tek tek buzullar da birçok topluluk için su kaynağı ve turistik cazibe açısından önem taşıyor ve çoğu zaman yerel halk için manevi bir anlam barındırıyor. Bu durum ise araştırmacıları yok olan buzulların sayısını analiz etmeye sevk etti.
Çalışma ekibinin bir üyesi olan, İsviçre’deki Zürih Teknoloji Enstitüsü’nden kıdemli bilim insanı Matthias Huss şöyle dedi:
“Buzulbilimciler olarak yalnızca küresel ölçekte buzulların yok oluşunu modellemiyoruz, aynı zamanda günlük çalışmalarımızda bu buzul kaybıyla çok doğrudan bir şekilde ilgileniyoruz.”
İsviçre buzul izleme ağının direktörü olan Huss, yakın zamanda buzulların dördünü resmen “yok olmuş” ilan etti. Bu buzullar, ülkede son 30 yılda kaybedildiği tahmin edilen yaklaşık 1.000 buzulun en yenileri. Huss ayrıca 2019 yılında Pizol Buzulu için düzenlenen bir cenaze töreninde de konuşmuştu. Töreni değerlendiren Huss, “250’den fazla kişi bu buzulun yanına çıkıp ona veda etti. Çok etkileyiciydi” dedi.
Yok olan buzullar için benzer cenaze törenleri İzlanda’da, Nepal’de ve başka yerlerde de düzenlendi. Birçok buzul manevi bir anlam da taşıyor. Örneğin Maori kültüründe buzullar atalar olarak görülüyor.
1,5 Derecelik Isınmada Bile Buzul Kaybı Büyük Olacak
Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni çalışma, uydu görüntülerinden elde edilen sınır verilerine dayanan bir veritabanı üzerinden 200 binden fazla buzulu analiz etti. Araştırmacılar, farklı ısınma senaryoları altında bu buzulların kaderini değerlendirmek için üç küresel buzul modelinden yararlandı.
En küçük ve en hızlı eriyen buzullara sahip bölgelerin en kırılgan alanlar olduğu tespit edildi. Çalışmaya göre, Orta Avrupa’daki 3.200 buzul, küresel sıcaklık artışı 1,5 derece ile sınırlandırılsa bile 2100 yılına kadar %87 oranında küçülecek. Isınmanın 2,7 dereceye ulaşması durumunda ise bu oran %97’ye çıkacak.
Alaska dahil Batı ABD ve Kanada’da, günümüzde var olan 45 bin buzulun yaklaşık %70’inin 1,5 derecelik bir ısınma senaryosunda yok olacağı, ısınmanın 2,7 dereceye ulaşması hâlinde ise %90’dan fazlasının ortadan kalkacağı öngörülüyor. Kafkaslar ve Güney Andlar’ın da yıkıcı kayıplarla karşı karşıya kalması bekleniyor.
Daha büyük buzulların erimesi daha uzun sürerken, Grönland’daki buzulların yok oluş hızının zirveye yaklaşık 2063 yılında ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu buzullar, 1,5 derecelik bir ısınma altında 2100 yılına kadar %40’ını, 2,7 derecelik bir ısınma altında ise %59’unu kaybedecek. Ancak erimenin 2100 yılından sonra da devam edeceği öngörülüyor.
Araştırmacılara göre bu geçişler, değişen koşullara uyum sağlamaları için topluluklara acilen destek verilmesi gerektiğini de ortaya koyuyor. Zira dağlardan gelen suya düzenli içme suyu ve gıda güvenliği açısından bağımlı olan, aşağı havzalarda yaşayan yaklaşık 2 milyar insan bulunuyor.


